Blog Arşivleri

Saatte 500 km hızla giden tren: Kılıç

Çin, saatte 500 kilometre hızı aşacak şekilde tasarlanan yeni treni ”Kılıç”ın yapımını tamamladı.

Şinhua ajansının haberine göre, Çin’inkuzeyindeki liman kentlerinden Çindao’da yapılan ve dış tasarımı kılıcı andıran tren, kamuoyuna tanıtıldı.

Süratinin yanında teknolojik donanımı ve yolcu taşıma kapasitesindeki artışla da dikkati çeken ”Kılıç”ın birkaç ay sonra test seferlerine başlayacağı kaydedildi.

Çin’de şu anda demiryolu ulaşımında kullanılan en hızlı araçlar, Pekin-Şanghay arasında çalışan, ”Gaotie” olarak da bilinen ”Yeni Nesil Barış” serisi.

”Gaotie” serisi trenler, saatte 486 kilometre hıza ulaşabiliyor.

Çin’de 90 bin kilometrelik toplam demiryolu uzunluğunun, 2020’de yeni açılacak hatlarla 100 bin kilometreye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Reklamlar

Yürüyen balık görüntülendi!

Bilim adamları Afrikalı akciğerli balığı yürürken görüntüledi.

Çekilen videoda bu balık, iki uzun arka yüzgecini akvaryumun tabanında arka ayak gibi kullanırken görülüyor.

Ön yüzgeçler ise hareketsiz kalıyor ve hayvanın gövdesi, sadece arka yüzgeçlerin yardımıyla ileriye ittiriliyor.

Bilim adamlarına göre bu görüntüler, yürüme konusunda “ilk adımların” karada değil, bu balığa benzer türler tarafından suda atıldığına işaret ediyor.

Bir diğer deyişle akciğerli balık, evrim sürecinde su canlıları ile kara canlıları arasındaki halkanın nasıl oluşmuş olabileceğinin canlı göstergesi.

Bulguları PNAS dergisinde yayınlanan araştırmada akciğerli balık Protopterus annectens türü incelenmiş.

Çünkü bu balıklar, tetrapodlar olarak bilinen, insanlar, kuşlar, memeliler ve sürüngenlerin dahil olduğu dört kol ve bacaklı, omurgalı kara canlılarıyla ciddi benzerlikler gösteriyor.

Araştırmacıların amacı evrim halkasındaki en büyük değişimlerden birinin nasıl yaşandığını anlamakmış.

Chicago Üniversitesi’nden Heather King “Evrimdeki çok önemli olaylardan biri, bundan 360 milyon yıl önce balık türü şeylerin tetrapodlara dönüşmesi, sudan karaya çıkmasıydı.” diyor.

“Akciğerli balıklar tetrapodlara benzediği ve türlerinin diğer örnekleri tamamen yok olduğu için, onları izlemeyi tercih ettik.”

Bu balık, hem solungaçlara hem de akciğer benzeri organlara sahip.

Ama karada yürüyen diğer canlılarda bulunan kuyruksokumu kemiği, el ve ayak parmakları gibi önemli organları yok.

Çekilen görüntülerde bu eksikleri örtmek için yüzgeçlerini kıvırarak, ayağa benzer, yere basabilecekleri yüzeyler oluşturdukları görülüyor.

Bu da yürüme yetisinin, el ve ayak parmakları oluşmadan ve canlılar karaya çıkmadan önce gelişmiş olabileceğini gösteriyor.

Ekip şimdi bu balığın Afrika dışındaki türlerini de incelemeyi planlıyor.


Düşünce gücüyle çalışan televizyon!

Kumanda kavgası tarihe karışıyor!  Bu televizyon düşüncenizi okuyor, kanalı ona göre değiştiriyor… Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Uluslararası Radyo-TV Konferansı’nda düşünce gücüyle çalışan televizyon tanıtıldı. Çinli Haier firması tarafından geliştirilen yeni teknoloji, beyin dalgalarını okuyor. Böylece kumandaya gerek kalmadan kanal değiştirebiliyorsunuz.

İskoçya'dan Türkiye'ye uzanan tüneller!

Taş Devri insanlarının İskoçya’dan Türkiye’ye kadar uzanarak bütün Avrupa’yı kat eden tüneller ağı inşa ettiği ortaya çıktı. Herald dergisinin haberine göre Alman arkeolog Dr. Heinrich Kusch, “Secrets Of The Underground Door To An Ancient World” (Antik Dünyaya Açılan Yer altı Kapısının Sırları) adlı kitabında, Avrupa kıtasının hemen her köşesinde Neolitik yerleşimlerin altlarında tüneller bulunduğunu belirterek, bu tünel ağının İskoçya’dan bugünkü Türkiye topraklarına kadar uzandığını bildirdi.

Günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce yapılan tünel ağının bazı parçalarının ilk günkü gibi sağlam olduğunu kaydeden Alman arkeolog, Almanya’nın Bavyara bölgesinde bulunan 700 metrelik bir tünelle Avusturya’nın Styria bölgesinde bulunan 350 metre uzunluktaki tünelin bu ağın parçaları olduğunu öne sürdü.
Dr. Kusch’a göre, 70 santimetre çapında olan ve solucan deliklerini andıran bu tünellerin bazı noktalarında oturma yerleri, erzak depoları ve barınma odaları bulunuyor.

Alman arkeolog Anadolu topraklarına kadar uzanan ve bugünün otoyollarının işlevini gören bu tünellerin yırtıcı hayvanlardan ve kötü hava koşullarından korunmak içinyapıldığının sanıldığını kaydetti.



Rüya Gibi Bir Tekne

Hem araba hemde tekne Geçtiğimiz haziran ayında haberi çıkan Strand Craft 122 ye sonunda görücüye çıktı… Sizde bu tarz bir tekneye sahip olmak istiyorsanız,20 milyon eur karşılığında İsveç’li Gray Design firması bu yüksek teknoloji teknelerinden size de yapabilir.Uzunlugu 38 metre ve 14.000 beygir gücünde Rolls-Royce  motoru ile saatte 55 Knots yani yaklaşık 63.4 MPH süratle gidebilen bu teknoloji harikası teknenin kaplamasında Mahogany  (maun) ağacı kullanılmış.içerisinde 4 adet büyük oturma odası bulunan son derece lüx bu teknede yaşam konforuda düşünülmüş.Camları kurşun geçirmez olan bu teknenin alt kısmıda camdır. Bu yazının geri kalanını okuyun

İşte ilk savaş gemimiz!

MİLGEM projesi kapsamında Türkiye’nin ilk savaş gemisi suya indi.
Heybeliada (F-511)’nın inşasına Ocak 2007’de İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda başlandı ve 27 Eylül 2008’de denize indirildi. Heybeliada (F-511)’nın 2011 yılında teslim edileceği öğrenildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın MİLGEM (Milli Gemi) projesi kapsamında üretilen Türkiye’nin ilk savaş gemisi, beş yıldızlı otel konforunu aratmayacak. Tüm kamaralarda modern mobilya ve Bu yazının geri kalanını okuyun

2 bin 300 yıllık olta iğnesi

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi sınırları içinde yer alan Assos Antik Kenti’nde, 2 bin 300 yıllık bronz olta iğneleri gün yüzüne çıkarıldı.Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, antik dönemde Assos’ta balıkçılığın önemli yer tuttuğunu söyledi. Bu yazının geri kalanını okuyun

Türkiye'nin ilk insansı robotu tanıtıldı!

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Erbatur liderliğindeki ekip tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk insansı robotu ”SURALP” tanıtıldı. 
 
Doç. Dr. Erbatur, üniversitenin Tuzla Yerleşkesi’ndeki tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bu tür robotların insana, insanın bulunduğu ortamda yardımcı olması için tasarlandığını söyledi. Bu yazının geri kalanını okuyun

%d blogcu bunu beğendi: