Aylık arşivler: Ocak 2012

Lazca Seçmeli Ders Oldu

Son günlerde Lazca için çok önemli bir gelişme yaşandı. 2011-2012 eğit im-öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesinde Lazca seçmeli ders olarak okutulmaya başlandıBu, hem Türkiye tarihinde hem de Lazcanın tarihinde bir ilk.

Seçmeli Lazca dersi, Boğaziçi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde “Ling 480 – Special Topics: Lazca” başlığı ile açıldı. Dersler, Lazca üzerine çalışmaları ile tanı­dığımız, sözlük yazarı ismail Avcı Bucaklişi tarafından okutuluyor. Lazca dersinin öğrencileri arasında üniversitenin farklı bölümlerinde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim gören dokuz öğrenci bulunuyor. Dersin materyalleri Yrd. Doç Dr. Balkız Oztürk ve İsmail Avcı Bucaklişi tarafından hazırlanıyor.

Türkiye’de lisansüstü düzeyinde Lazca üzerine ilk tez çalışması 2000 yılında, Prof. Dr. Eser Erguvanlı Taylan’ın danışmanlığında Tanju Gürpınar tarafından yapıldı. Daha sonra 2007 yılında Yrd. Doç. Dr. Balkız Oztürk, Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen Lazca’daki hal ekleri üzerine bir proje yürüttü. Bu proje kapsamında 2008 yılında Betül Emgin tarafından yine lisan­süstü mezuniyet tezi olarak Lazca üzerine ikinci bir tez hazırlandı.

2009 yılında Yrd. Doç Dr. Balkız Oztürk öncülüğünde ve İsmail Avcı Bucaklişi’nin katılımıyla lisansüs­tü düzeyinde Lazca üzerine bir alan çalışmaları dersi açıldı. Bu çalışmanın sonucu olarak “Pazar Laz” adını taşıyan ve Pazar Lazcasının gramerini ele alan bir kitap Lincom Yayınevi tarafından İngilizce ola­rak Almanya’da yayımlandı. Kitabın editörlüğünü Yrd. Doç Dr. Balkız Oztürk ve Yrd. Doç. Dr. Markus Pöchtrager yaptı. Kitabın çeşitli bölümleri, Boğaziçi Üniversitesi Dilbilim Lisansüstü Programı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Eser Erguvanlı Taylan, Doç. Dr. Aslı Göksel, Yrd. Doç. Dr. Balkız Oztürk, Yrd. Doç. Dr. Markus Pöchtrager ve yüksek lisans öğrencilerinden Betül Emgin, Neşe Kaya, Ömer Demirok, Özge Sangül, Songül Gündoğdu ve Ümit Atlamaz tarafından hazırlandı.

Boğaziçi Üniversitesi ndeki tüm bu çalışmalar Lazca üzerine bir birikimin oluşmasını sağladı. Bütün bu çalışmalar neticesinde Lazca dersi fikri şekillendi ve gerçekleştirildi.

Lazca dersleri, 26 Eylül 2011 tarihinden bu yana devam etmektedir.

Reklamlar

Mehmet Ali Aydınlar istifa etti.

TFF’de istifa depremi. Başkan Mehmet Ali Aydınlar görevini bıraktı. Aydınlar’la birlikte 2 isim daha istifa etti. Mehmet Ali Aydınların yerine bakacak isim belli oldu…

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ile başkan vekilleri Göksel Gümüşdağ ve Lutfi Arıboğan’ın görevlerinden istifa ettiği açıklandı.

TFF’den yapılan açıklamada, ”Türkiye Futbol Federasyonu İcra Kurulu’nun bugün yaptığı toplantı sonucunda, TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, TFF 1. Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ ve TFF 2. Başkan Vekili Lutfi Arıboğan görevlerinden istifa etmişlerdir” denildi.

Toplantıda, 27 Şubat’ta yapılmasına karar verilen Seçimli TFF Genel Kurulu’na kadar TFF’ye, icra kurulu üyesi Hüsnü Güreli’nin vekaleten başkanlık edeceği kaydedilirken, yönetim kurulu ve tüm kurulların genel kurula kadar görevlerine devam edecekleri belirtildi.

TFF Yönetim Kurulu, dün yaptığı 3 saatlik toplantı sonrasında göreve devam kararı almıştı.

İŞTE TFF’DEN YAPILAN AÇIKLAMA

Türkiye Futbol Federasyonu İcra Kurulu’nun bugün yaptığı toplantı sonucunda, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, TFF 1. Başkanvekili Göksel Gümüşdağ ve TFF 2. Başkanvekili Lutfi Arıboğan görevlerinden istifa etmişlerdir.

27 Şubat’ta yapılmasına karar verilen Seçimli TFF Genel Kurulu’na kadar Türkiye Futbol Federasyonu’na, İcra Kurulu üyesi Hüsnü Güreli vekaleten başkanlık edecektir.

Yönetim Kurulu ve tüm kurullar, seçimli Genel Kurul’a kadar görevlerine devam edecektir.

Saygıyla duyurulur.

Türk çipine Fransız kalındı!

Türkiye’nin elektronik pasaport ihalesinde, TÜBİTAK’ın ürettiği güvenilir çip tercih edilmeyip ihale, çipleri ‘güvensiz’ bulunan Fransız şirkete verildi.

Türkiye’nin elektronik pasaport ihalesinin Fransız devlet şirketi Gemalto‘ya verilmesinin yankıları devam ederken şok bir ayrıntı ortaya çıktı.TÜBİTAK‘ın ürettiği güvenilir çip tercih edilmeyip ihale, çipleri ‘güvensiz’ bulunan Fransız şirkete verilmiş.

Türkiye’nin elektronik pasaport ihalesinin, çipleri dünyada ‘güvensiz’ bulunmasına rağmen Fransız devlet şirketi Gemalto‘ya verilmesinin yankıları devam ediyor. TÜBİTAK‘ın, hem kimlikler hem de pasaportlar için güvenilir çip ürettiği, buna rağmen bu ürünün tercih edilmeyip ihalenin Fransızlara verildiği ortaya çıktı. Çiplerde en kritik unsur, içindeki işletim sistemi. Fransızlara asıl bağımlılığın sebebi de bu. İşletim sistemi üretildikten sonra çipin temin edilmesi çok daha kolay. TÜBİTAK, 2007 yılında Başbakanlık genelgesi ile kalabalık bir Ar-Ge grubu oluşturarak bu sistem üzerinde çalıştı. Toplam 27 milyon lira harcayarak ‘güvenilir çip’ üretmeyi başardı. Ancak söz konusu ürün şimdilik elinde kaldı.

Zaman, gelişmeleri dünkü nüshasında, “e-pasaport çipleri ihalesi ‘güvensiz’ Fransız şirketinin” başlığı ile duyurmuştu. 2007 yılında kurulan Ar-Ge birimi, sadece pasaportlar için değil genel anlamda kullanılacak bütün kimlikler için sistem üretecekti. e-devlet projesinin önemli bir ayağını bu e-kimlikler oluşturacaktı. TÜBİTAKbunun için Nüfus Genel Müdürlüğü, SGK, Sağlık Bakanlığı gibi kurumlarla birlikte çalıştı. Altyapı başarıyla kuruldu. AKİS (Akıllı Kart İşletim Sistemi) testi geçti ve kullanıma hazır hale getirildi.

Darphane Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz ekim ayında 5 milyon adet çipli pasaport ihalesine çıktı. İhaleye katılan 5 firmadan 3’ü, TÜBİTAK’ın geliştirdiği bu sistemi kullanacağını açıklayarak teklif sundu. Bunlar; Malezyalı IRIS, ABD’li HID ve Fransız Arjowiggins’ti. Diğer iki firma ise Fransa Ulusal Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı’nın ana hissedar olduğu Gemalto firması ile Alman-Tayland ortaklığı Smartrec’ti. İhale şartnamesine göre, yerli ürünle katılan firmalara yüzde 10 indirim sağlanacaktı. En düşük teklifi de TÜBİTAK’la birlikte çalışan Arjowiggins sundu. Fakat ihale, ‘hiç bir firmanın liyakatli bulunmadığı’ gerekçesiyle iptal edildi. İkinci ihaleye 22 Aralık 2011 tarihinde çıkıldı. Ancak bu kez büyük bir değişiklik vardı. İhale şartnamesi değiştirilerek ‘yerli ürün indirimi’ kaldırılmıştı. Gerekçe olarak, hangi ürünün ne kadar ‘yerli’ olduğunun tam olarak tespit edilemeyeceği gösterildi. TÜBİTAK’a Sanayi Bakanlığı tarafından verilen ‘yerli ürün belgesi’ de yeterli görülmedi. Bu ihaleye de aynı firmalar girmesine rağmen bu kez teklifleri kabul edildi. Sonuçlar, 12 Ocak 2012’de açıklandı. Buna göre Gemalto firması, ürün başına 1.54 Euro önererek birinci kabul edildi. 10 yıllık bir süreyi kapsayan ihaleye göre 5 milyon adet pasaport karşılığı, toplamda 7,7 milyon Euro ödeme yapılacak. Ancak Zaman’ın dün duyurduğu bilgilere göre, bu firmanın önerdiği çipler dünya çapında ‘güvensiz’ bulunan türden. Şifresi kırılmış durumda. Bu nedenle güvenlik sertifikası alamıyor. Oysa teknik şartnamede, önerilecek çipin dışardan müdahaleye karşı koruma sağlaması isteniyor. 2010 yılında Washington’da düzenlenen ve kendi alanında dünyanın en önemli konferanslarından biri olarak kabul edilen ‘BlackHat Conference’da Gemalto’nun ürettiği çiplerin ‘güvenlik zaafı’ taşıdığı açıkça ortaya konmuştu. Fransa devletinin, Gemalto’yu sübvanse ettiği ve yurtdışı ihalelerde şirket lehine lobi yaptığı belirtiliyor.

ENGELsiz internet 1 Şubatta başlıyor!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, engelli vatandaşların yüzde 25 indirimli kullanacağı internetin 1 Şubat itibariyle başlayacağını bildirdi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırımengelli kullanıcılara DSL internet hizmetinde yüzde 25 indirime gidilerek pozitif ayrımcılık yapıldığını söyledi.

Bakan Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evlerinden internete bağlanmak isteyen engellivatandaşların daha ucuza, daha hızlı bir şekilde internete bağlanacaklarını belirterek, ”Bu kardeşlerimize sağlanan kolaylıklarla sadece internete değil, yaşama da sıkı sıkıya bağlanmalarına neden olacaktır” diye konuştu.

İndirimden faydalanabilmek için özürlülük oranının yüzde 40 ve üzeri olması şartı aranacağına dikkati çeken Yıldırım, engelli kullanıcılar veya engellinin birinci dereceden yakını (anne, baba veya çocuğu), özürlülük oranını gösteren belge (özürlü kimlik kartı, sağlık kurulu raporu veya özürlülük oranını gösteren ibareyi taşıyan nüfus cüzdanı) ile internet sağlayıcılara başvurarak bu tarifelerden faydalanabileceklerini bildirdi. Engellivatandaşların belirlenen 6 adet DSL internet paketinden herhangi birini seçebileceğini ifade eden Yıldırım, söz konusu tarifenin 1 Şubatta yürürlüğe gireceğini hatırlattı.

”FATURALARI SESLİ OKUNACAK”
Görme engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak ve çağın şartlarına uygun imkanları onların hizmetine sunmanın da görevlerinin arasında yer aldığını belirten Bakan Yıldırım, şunları kaydetti:

”Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nde yer alan ‘Görme engellilerin abonelik sözleşmelerini ve faturalarını kendilerinin faydalanabilecekleri şekilde talep etme hakkı’ hükmü uyarınca, görme engelli tüketicilerin abonelik sözleşmelerini ve faturalarını braille alfabesi ile düzenlenmiş olarak ya da sesli yanıt sistemi (IVR) üzerinden bilgilerin kendilerine sesli olarak okunması yoluyla almaları sağlanıyor.

İşletmeciler ile yapılan toplantı sonucunda alınan karar doğrultusunda altı büyük işletmecinin web sayfalarının, engellilerin erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla yeniden yapılandırılması sağlandı. Sunulan hizmetlerin ana sayfa üzerinde toplanarak gösterilmesi ve buradan ilgili linkler aracılığıyla detay bilgilere erişim sağlanması gerçekleştirildi. Ayrıca engelli dernekleri ve konfederasyonları ile çalışma grubu kurularak, ihtiyaçları ve bizim yapabileceklerimiz tespit edilmeye çalışılıyor. Bu kapsamda örneğin, işitme engelliler için sadece SMS paketleri, işitme engellilerin acil durumda acil yardım hizmetlerini kısa mesaj yöntemi ile ücretsiz erişebilmesinin sağlanması için çalışmalar sürdürülmektedir.”

”GÖREN GÖZ PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK” 
Herkesin her an engelli olmaya aday olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Yıldırım, engelli vatandaşların hayatlarının kolaylaştırılması gerektiğini, bu bilinçle hareket ederek, gören göz projesini hayata geçirdiklerini ifade etti. Teknolojinin en ileri seviyede kullanıldığı bir cihaz oluşturduklarını anlatan Yıldırım, cihazı kullanan görme engelli vatandaşa, cihazın rehberlik edeceğini ve vatandaşın başka bir yardıma ihtiyacı kalmayacağını kaydetti. Yıldırım, 1,5 milyon görme engelliye ücret almadan bu cihazları dağıttıklarını bildirdi.

Başlattıkları projeyle engelli gençlerin evlerinde çağrı hizmeti verdiklerini kaydeden Yıldırım, ”Bu gençler yardım beklerken, vatandaşa yardım eder hale geldiler” dedi.

Engelli vatandaşlar için bakanlığınca yapılan hizmetleri anlatan Yıldırım, ”Bunlar lütuf değildir, sorumluluktur, geç kalan görevin yerine getirilmesidir” diye konuştu.

Önceki yıllarda altyapı hizmetlerinin engelliler düşünülmeden hayata geçirildiğini dile getiren Yıldırım, yollar, hastaneler ve toplu ulaşım araçlarındaki bu tür engellerin ortadan kaldırılması için çalışmalarına hız verdiklerini ifade etti.

Özür oranı yüzde 40 ve üzerinde olan engellilerin indirimli olarak alabilecekleri 6 DSL internet paketi şöyle:

  • Bu paketler özürlülük oranı % 40 ve üzeri olan engelliler için geçerli olacaktır.
  • Bu paketler için bağlantı ücreti vergiler hariç 21,80 TL olup, bağlantı ücreti ile ilgili toptan düzeyde yapılacak olan kampanyalar bu paketler için de geçerli olacaktır.
  • Limitli paketler için en yüksek fatura tutarı Al-Sat için vergiler hariç 43,90 TL, IP VAE için vergiler hariç 26,99 TL olacaktır.
  • Bu paketlere başvuruda bulunulacak her TC kimlik no için bir paket satışına izin verilecektir.
  • Fiyatlara % 18 KDV, % 5 ÖİV dâhil değildir.
  • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanan Yeni Müşteri Kampanyası, Satış Performans Kampanyası vb. kampanyalar ‘Engelliler İçin İnternet Paketleri’ için de geçerlidir.

Google’dan kullanıcılarına büyük kuşatma

Google, online imparatorluğunu yenianayasa ile taçlandırıyor. Google servislerini kullananların bu sözleşmeyi kabul etmesi şart. Karşılığında kişisel bilgiler kullanıma açılıyor.

Şükrü Andaç’ın haberi

İnternet devi Google, 1 Mart tarihinden itibaren ‘gizilik politikası’nda yeni bir döneme geçiyor. Bununla ilgili süreci başlatan şirket Google’ınücretsiz servislerinden yararlanan kullanıcıların yenilenen sözleşmeyi onaylayarak bu hizmetlerikullanması şartını getiriyor.

Burada kullanıcıya herhangi bir seçenek sunmayan şirket, açık bir dille sözleşmeyi kabul etmeyenlerin servisi kullanamayacağını ifade ediyor. Bununla ilgili bildirimlere başlayan Google, hedefini ‘gizlilik politikalarını sadeleştirmek’ olarak açıklıyor. Şirket bu yolla onlarca farklı servisini tek bir sözleşme altında topluyor. Daha önce her bir servis için farklı sözleşme imzalanma karmaşasının ortadan kaldırıldığı belirtiliyor.

Bu duruma Türkiye ne diyecek?

Tüm bunlara karşılık bu servisleri kullanmak isteyenlerin online platformda altına imza atarak kabul ettiği şartların detaylarına bakıldığında ‘mahremiyet’ ve ‘bilgi transferi’ ayağındaki maddeler dikkat çekiyor. Toplanan bilgilerin geniş bir alana yayılıyor olması, bu verilerin ne zaman ve nerelerde kullanılacağının açıkça belirtilmemesi pek çok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Bu değişikliğin ardından gelen yorumlar başta Amerika ve Avrupa bölgesinde olmak üzere Google’ın kanun koyucu kurumlar ile başının belaya gireceğine işaret ediyor. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülkenin yerel tarafta bu sözleşmeye karşı alacağı tavır merak konusu.

60 farklı sözleşme tek metinde birleşti

Google’ın ‘arama’ dahil servislerinden herhangi birini kullanıyor olanları bu yenisözleşme bağlıyor. Şirket gizlilik politikası tarafında 60’a yakın sözleşmeyi birleştirerek tek bir metin altında birleştiriyor, İşte bu servislerden bazıları…

* e-posta için Gmail

* Online dökümanlar için GDocs

* Video için YouTube

* Harita için Google Maps

* Arkadaşlık için Google Plus

* Online günlük için Blogger

* Anlık sohbet için GTalk

* Tarayıcı tarafında Chrome

CEP’TEN KİMİ ARADIĞIMI NE YAPACAK?

Google yeni dönemde kullanıcının pek çok bilgisini bilgisayara, cep telefonuna, tablet PC’ye otomatik olarak yerleştirdiği programlar yoluyla toplayacak, bunları sunucularında depolayacak ve çeşitli amaçlar için kullanıyor olacak.

Örneğin Google, cep telefonundan kendi servisine erişim sağlayan bir kullanıcının bırakın internette yaptığı arama sorgularını, cep telefonu numarası, çağrı yapan tarafın numarası, yönlendirilen numaralar, çağrıların tarihi ve saati, çağrıların süresi ile SMS bilgileri de kayıt altına alınıp, depolayacak.

‘Çerez’ atıp bilgi çekiyor

Google bilgi toplamak ve depolamak için çeşitli teknolojilerden yararlanıyor. Bu durum şu anlama geliyor: Bilgisayarınıza, telefonunuza minik bir program (çerez, tanımlayıcı) yükleyeceğim ve onun üzerinden sizinle ilgili bilgileri merkeze çekeceğim. Toplanan tüm bu bilgileri kullanma hakkına da sahip olacağım.

Google ayrıca, belirli bir servisteki kişisel bilgileri, diğer Google hizmetlerindeki bilgilerle (kişisel bilgileriniz de dahil) birleştirebileceğini de kullanıcıya kabul ettiriyor.

‘Topluyoruz çünkü…’

Google bu yapıya geçişle birlikte kullanıcıların karşısına onu çok daha yakından tanıyan bir şirket olarak çıkmayı vaat ediyor. Şirket bu yöntemle birlikte arama sonuçlarında, ekrana gelen reklamlarda kullanıcının ilgi alanına göre hızlı sonuç çıkaracağını belirtiyor.

Neredeyim bilecek!

Google konum (bulunulan yer) bilgileri etkin olan bir Google servisi kullanıldığında, mobil cihazın gönderdiği GPS sinyalleri üzerinden bilgi toplayıp, bunları işleyebilecek. Şirket bunun yanı sıra cihazdaki kablosuz erişim noktaları ve baz istasyonları üzerinden de konum bilgisi çekebileceğini belirtiyor.

MİLLİYET

Görünmezlik artık hayal değil

Bilim insanları ilk kez görünmezlik pelerini kullanarak üç boyutlu bir nesneyi görünmez hale getirdi.

Yapılan deney “New Journal of Physics” adlı bilim dergisinde yayımlandı. 2000 yapımı ‘Hollow Man’ filminde görünmez olmayı başaran bir bilim adamının hikayesi anlatılıyordu.

Teksas Üniversitesi’nden bilim insanları 18 santimetre büyüklüğündeki silindir biçimindeki bir boruyu plazmonik meta madde kullanarak görünmez hale getirdiler. Ancak deneyin görünür ışık değil, mikro dalga alanında sonuç verdiği de belirtildi.

Dünya çapında sayısız bilim insanı, nesneleri görünmez hale getirebilmek için farklı görünmezlik pelerinleri üzerinde çalışıyor. Bu deneylerin büyük çoğunluğunda negatif kırılma indisine sahip yapay maddeler kullanılıyor. Bu meta maddeler yoluyla nesnenin etrafındaki ışık kırılıyor. Bu yolla araştırmacılar iki boyutlu nesneleri görünmez hale getirmeyi başarmıştı. Aynı şeyin üç boyutlu nesnelerde de yapılabileceği şimdiye kadar sadece teorik olarak kanıtlanmıştı.

YENİ BİR TEKNİK

Teksas Üniversitesi’nden bilim insanları ise farklı bir yöntem geliştirdiler. Işığın dağılımında kendine özgü niteliklere sahip olan plazmonik meta maddeler kullandılar. Bu maddeler günlük yaşamdaki maddelerin tam tersi şekilde ışığın yolunu değiştiriyor. “New Journal of Physics” adlı dergiyi yayımlayan İngiliz Fizik Enstitüsü’nden (IoP) Prof. Andrea Alu “Görünmezlik peleriniyle cismin dağıtım alanları örtüştüğünde birbirlerini karşılıklı olarak söndürüyorlar” şeklinde konuştu.

Bu yöntemle fizikçiler silindiri 3,1 megahertz büyüklüğündeki frekansa sahip mikrodalgalar için görünmez hale getirebildi. Araştırmacılar nesneye hangi açıdan bakılırsa bakılsın deneyin tam bir başarı ile sonuçlandığını vurguluyor. Prof. Alu “Prensipte bu teknik, görülebilir ışık için de kullanılabilir. Ancak görünmez kılınabilecek nesnenin büyüklüğü ışığın dalga boyuna bağlı” diye konuştu.

Deney sadece mikro dalga alanında sonuç verdi. Görünür ışık, mikrodalgalara göre çok daha kısa bir dalga boyuna sahip olduğu için bu yolla sadece metrenin milyonda biri büyüklüğündeki (mikrometre) nesneler görünmez hale getirilebiliyor.

Alan adlarında yeni dönem

İnternette 9 dolara al, 1000 dolara sat devri bitti.

27 yılda internetteki alan adları neredeyse tüketince, yenileri için kapı biraz pahalıya açıldı.Alan adında noktadan sonrasını kullanıcıya bırakan yeni dönemde, bankasından holdingine büyük markalar, adlarını almak için 210 bin doları gözden çıkarmak zorunda kalacak

İlk alan adının verildiği 1 Ocak 1985 yılından bu yana internetin 27 yıllık geçmişindeki en büyük değişlik geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız gerçekleşti. netcomorg ile başlayan bu adlandırma sisteminde 2011 yılı sonunda 100 milyonu ‘com‘ uzantılı olmak üzere 220 milyonluk internet sitesi alan adına ulaşıldı. Hal böyle olunca, yeni internet sitelerine adlandırmakta zorlanan İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN), hem gerekli görülen hem de çok tartışılan bir uygulamaya imza attı. Artık ICANNtarafından tanımlanıp, kullanım izinleri verilen alan adlarından farklı olarak, başvuranın isteğine göre kendi istedikleri alan adı uzantıları da kullanılabilecek. Geçen hafta başlayan tescil dönemi, 30 Mart 2012’ye kadar devam edecek. 2013 yılında da yeni uzantılı siteler devreye girecek.

ADINI ALMAK İSTEYEN 185 BİN DOLAR VERECEK
12 Ocak 2012’de hayata geçen üst seviyede alan adı (gTLD) adı verilen yeni uygulamada, en büyük değişiklik markaların alan adı tescillerinde yaşanacak. Firmalar 185 bin dolar (yaklaşık 340 bin TL) karşılığında herhangi bir alan adı uzantısının sahibi olabilecek. İlk yıl için toplam 210 bin dolarlık maliyeti olan ve özellikle büyük şirketlerin isimlerini sanal ortamda korumaya alan bu işlem için ayrıca yıllık 25 bin dolar da yıllık kira ücreti ödemek gerekecek. Böylelikle yıllık 9 dolara tescil edilip, binlerce dolara satılan internet alan adları tarihe karışacak. gTLD ile comnetorg, gov… gibi alan (şu anda ülkelerin dışında 22 temel alan adı mevcut) uzantılarına .banka, .otel gibi sektör isimleri, .london, .istanbul gibi şehir isimlerinin de eklenmesi, ICANN‘e ciddi oranlarda para kazandıracak. Ancak bu uzantıların, hem şirketler açısından ‘gereksiz ve yüklü’ bir maliyete katlanmasına ayrıca yeni siber dolandırıcılılara da kapı aralamasından endişe duyuluyor. Yeni alan adlarının devreye girmesiyle mevcut internet sitelerinin klonlarının (kopyalarının) yeni uzantı adlarıyla dağıtıma gireceği, bunun da son kullanıcıların kandırılmasına neden olacağı düşünülüyor.

Necdet Çalışkan / Gazete Habertürk


Kendini onaran telefon kılıfı

Otomobillerde kulanılan çizilmeye dayanıklı teknoloji telefon kılıfına uyarlandı.

Nissan bazı otomobillerine uyguladığı, “Scratch Shield” adındaki kendini iyileştiren boyanın aynısını, iPhone kılıfını kaplamak için kullanmış. Şirket kılıftaki küçük çiziklerin bir saatten kısa sürede tamir olduğunu, daha derin çiziklerin giderilmesinin ise bir haftaya kadar sürebildiğini söyledi. Ntvmsnbc’nin haberine göre boyanın sırrı en dış katmanında. Bu katman polirotaksan isimli bir maddeden yapılmış. Maddenin esnek kimyasal yapısı zedelendiğinde eski şekline geri dönerek tepki veriyor.

Nissan tüketicinin kendini iyileştiren bir kılıf görmek istediğini söyledi.Otomobil yapımcısı, araçlarda da kullanılan türde bir plastikten yapılan kılıfın malzemesinin, diğerlerine göre daha güçlü olduğunu da sözlerine ekledi.Nissan teknolojiyi 2005’te Tokyo Üniversitesi ve Advanced Softmaterials ile işbirliği yaparak geliştirmiş. Boya Nissan’ın Murano, 370Z ve X-Trail gibi araçlarında, ayrıca Infiniti modellerinde kullanılıyor. Şirket bu boyanın otomobiller dışında bir üründe ilk kez kullanıldığını söyledi. Şu anda Avrupa’da denenen kılıf eğer güçlü talep olursa ilerleyen aylarda piyasaya sürülebilir.

Kore devinden gazilerimize vefa!

Dünyaca ünlü teknoloji devi 62 yıl öncesini unutmadı.

Güney Kore’nin dünyaca ünlü teknoloji deviSamsung, Kore Savaşı’na katılan savaş gazilerinin torunlarına eğitim bursu vereceğini duyurdu.

Bu kapsamda Samsung Electronics, Türkiye’de yeni bir sosyal sorumluluk projesi başlattı.
Proje kapsamında Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile işbirliği yapanSamsungKore gazilerinin torunlarına eğitim bursu vereceğini duyurdu.

Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bağlı bir üniversitede öğrenim gören Kore gazisi torunu öğrencilerin bu bursa ancak online başvurabilecekler.
Duyurda son başvuru tarihi 12 Şubat olarak açıklandı.

Kore gazilerine karşı bir minnet duygusu içinde olduklarını ifade eden Samsung Electronics Türkiye Başkanı Sung Yong-hong, bu burs projesi ile iki ülke ilişkilerini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

 

 

Başkan Sung açıklamasında “Kore Savaşı’ndan sonra Güney Kore ile Türkiye arasında özel bir bağ oluştu. Samsung Türkiye olarak biz de 60 yılı aşkın süredir devam eden bu bağı daha da kuvvetlendirmek, Kore Savaşı gazilerini onurlandırmak ve minnetle anmak adına, gazilerimizin torunlarının eğitimlerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Cihan

 

Cep telefonunuzun gizli kodları!

Nokia, Sony Ericsson, Samsung ve diğerlerine has gizli kodları biliyor muydunuz?

Ayrıca en önemli ve pratik GSM kodlarını da bir araya getirdik. GSM kodları cep telefonu modelinden bağımsız çalışıyor. Eğer faturasız hat kullanıyorsanız bazı sınırlamalar mevcut. Bazı kodlar işe yaramayabilir.

İşte o kodlar ve kullanma yöntemleri…

IMEI (seri numarasını) göstermek: Bu numara sayesinde bir hırsızlık veya kayıp durumunda cep telefonunuzunkimliğini saptayabilirsiniz. Bu kod ile IMEI numarasını ekranda görebilirsiniz: Kod: *#06#

Sony Ericsson: Gizli servis-menüsünü açığa çıkarmak:

Bu kod ile normalde sadece servis teknikerlerine görünen gizli bir menüye ulaşabilirsiniz. Menüye > * << * < * ile ulaşabilirsiniz ki, burada çengeller joystick’teki sol-sağ yön tuşlarını temsil ediyor.

Samsung: Yazılım sürümü ve sıfırlama: Modele göre Samsung cep telefonlarının yazılım sürümünü öğrenebilirsiniz:

*#9999*, *#9999#, *1234#, *#1234# veya *#1234*

*#8999*8378# ile sürüm, H/W

Nokia-Garanti durumunu denetlemek: Doğru tuş sıralaması ile Nokia cep telefonunuzun garanti menüsüne girebilirsiniz. Cihazın ne zaman üretildiğini ve satıldığını öğrenebilirsiniz.

Kod: *#92702689#

Nokia-Ürün seri numarasını görmek:

Nokia’lar IMEI numarasının dışında özel bir ürün seri numarası da gösteriyor. Bu kod ile bunu öğrenebilirsiniz.

Kod: *#7760#

Püf nokta: Bu kodu kullandıktan sonra cep telefonunuzu kapatıp açmalısınız.

Nokia- Internet yapılandırmasını sıfırlamak: Nokia cep telefonunuzda mobil internet için yaptığınız değişiklikleri isterseniz bu kod ile silebilirsiniz:

Kod: *#335738#

İpucu: Güvenlik kodunuzu hazır edin, zira devamında güvenlik sorgusu yapılıyor.

Nokia-Bluetooth donanım adresini öğrenmek: Bluetooth cep telefonunu notebook gibi farklı cihazlarla iletişime geçirmek için uygun Bluetooth donanım-adresini tanımalısınız. Gerekli kod aşağıda:

Kod: *#2820#

Nokia-WLAN MAC-adresini öğrenmek: Nokia’nız ile kablosuz ağa bağlanmak için cihazın MAC-adresini öğrenmelisiniz. Bu kod ile adresi hemen öğrenebilirsiniz:

Kod: *#62209526#

Nokia- Fabrika ayarlarına geri dönmek: Nokia cep telefonunuzu ayarlar konusunda sıfırlamak istiyorsanız bunu birkaç tuş tıklaması ile yapabilirsiniz. Bu işlemsırasında verileriniz kaybolmaz:

Nokia-Komple sıfırlama: Eğer hiçbir şey işe yaramazsa bazen sıfırdan başlamak işe yarayabilir. Nokia telefonlarda bu işi veri kaybı gerçekleşeceğini de dikkate alarak şu kodla yapabilirsiniz:

Kod: *#7370#

Nokia- Görüşme netliğini (EFR) açmak: Ses sıkıştırma standardı olan EFR (Enhanced Full Rate) daha iyi bir görüşme kalitesi sağlar. Tabi, bu özelliği açtığınızda daha fazla pil kullanımı söz konusu olur. Kapatırsanız da konuşma kalitesinden feragat edersiniz. Bu özelliği açmak için:

Kod: *3370# Kapatmak içinse: #3370# kodunu kullanın.

Siemens-Servis bilgilerini öğrenmek: Siemens cep telefonlarına *#06# girerek IMEI numarası ile bağlantılı bilgileri görebilirsiniz: Soldaki softkey’e tıkladıktan sonratelefonun yazılım sürümünü öğrenebilirsiniz. Tıklamaya devam edip cebiniz hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Eğer SIM kartınız SIM Clock Stop Modus özelliğini destekliyorsa bataryanız daha fazla dayanabilir. Zira özellik etkin olduğunda kart üzerinde işlemci, yapılacak iş olmadığında kendini uyku moduna geçirir ki, bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlar.

Kod: *#746025625#

Her aramayı hemen aktar:Programlama: **21*Hedef numara# arama tuşu
Pasif hale getirmek: #21# arama tuşu
Etkin hale getirmek: *21# arama tuşu
Silmek: ##21# Arama tuşu
Durumu denetlemek: *#21# Arama tuşu

Püf nokta: Bir kere programlandığında aktarma silinene kadar hedef numaranın tekrar girilmesine gerek kalmıyor.

Cevap verilmezse aktar:
Programlama: **61* Hedef numara**(5 ila 20 saniye arasında süre)# Arama tuşu
Pasif hale getirmek: #61# arama tuşu
Etkin hale getirmek: *61# arama tuşu
Silmek: ##61# Arama tuşu
Durumu denetlemek: *#61# arama tuşu

Püf nokta: Verilen süre içinde cevap verilmezse çağrı hedef numaraya yönlendirilir.

Ulaşılamazsa aktar:
Programlama: **62* Hedef numara# Arama tuşu
Pasif hale getirmek: #62# Arama tuşu
Etkin hale getirmek: *62# Arama tuşu
Silmek: ##62# Arama tuşu
Durumu denetlemek: *#62# Arama tuşu

Püf nokta: Eğer telefonunuz kapalıysa veya çekmiyorsa bu kod aktarma işlemini gerçekleştirir.

Meşgulse aktar:
Programlama: **67*Hedef numara# Arama tuşu
Pasif hale getirmek: #67# Arama tuşu
Etkin hale getirmek: *67# Arama tuşu
Silmek: ##67# Arama tuşu
Durumu denetlemek: *#67# Arama tuşu

Püf nokta: Etkinleştirildiğinde bir görüşme sırasında gelen çağrılar aktarılır.

Tüm aktarmaları silmek;
##002# Arama tuşu ile tüm aktarmalar silinir. Hedef numaralar da kaybolur.

Arayan kimliğini göndermek:
Numaram gözüksün: *31# Telefon numarası Arama tuşu
Numaram gözükmesin: #31# Telefon numarası Arama tuşu
Durumu denetleme: *#31# Arama tuşu

İpucu: Bu kod sadece o an yapılan arama için geçerlidir, diğerlerinde şebeke standardı geçerli olur. Güncel cep telefonlarında menüde arayan kimliği gönderimi sabit olarak ayarlanabiliyor.

Arama bekletme:
Açmak: *43# Arama tuşu
Kapatmak: #43# Arama tuşu
Durumu denetleme: *#43# Arama tuşu

Püf nokta: Bekletme etkinleştirildiğinde bir görüşme yaparken farklı bir kişi tarafından aranabilirsiniz. Hangi görüşmeyi devam ettirmek istediğinizi seçebileceksiniz.

Bekletilen numarayı reddetmek
Kod: 0 arama tuşu (konuşma sırasında)

Mevcut görüşmeyi bitirip bekletilen aramayı kabul etmek
Kod: 1 arama tuşu (konuşma sırasında)

Mevcut görüşmeyi duraklatıp bekletilen aramayı kabul etmek
Kod: 2 (konuşma sırasında)

Mevcut görüşme ile duraklatılan görüşmeyi değiştirmek
Kod: 2 (konuşma sırasında)

Konferans başlatmak
Kod: 3 arama tuşu (konuşma sırasında)

PIN’leri değiştirmek:
PIN1: **04*eski PIN*yeni PIN*yeni PIN#
PIN2: **042*eski PIN*yeni PIN*yeni PIN#
Ek bilgi: Bu özellik ile kolayca PIN kodunuzu değiştirebilirsiniz. İşlemi doğrulamak için sonunda kare tuşuna basmanız yeterli.

Yapılan aramaları engelleme:
Şebeke: Tüm şebekeler, operatör tarafından serbest bırakılması gerekiyor
Açmak: *33* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Kapatmak: #33* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Durumu denetleme: *#33# Arama tuşu

Püf nokta: Bu özelliği aktif hale getirecek engelleme şifresini operatörünüzden almalısınız.

Uluslar arası aramaları engelleme:
Şebeke: Tüm şebekeler, operatör tarafından serbest bırakılması gerekiyor
Açmak: *331* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Kapatmak: #331* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Durumu denetleme: *#331# Arama tuşu

Püf nokta: Yurtdışına yapılan aramalar sonucu oluşan yüksek faturalardan kaçınmak için bu özellikle yapılan aramaları tamamen engelleyebilirsiniz.

Ülkeniz hariç uluslar arası aramaları engelleme:
Şebeke: Tüm şebekeler, operatör tarafından serbest bırakılması gerekiyor
Açmak: *332* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Kapatmak: #332* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Durumu denetleme: *#332# Arama tuşu

Püf nokta: Operatörünüzden bulunduğunuz ülke içi ve kendi ülkenize yapılan aramalar dışındaki aramaları engellemesini ister.

Gelen aramaları engelleme:
Şebeke: Tüm şebekeler, operatör tarafından serbest bırakılması gerekiyor
Açmak: *35* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Kapatmak: #35* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Durumu denetleme: *#35# Arama tuşu

Püf nokta: Bu kod operatörünüzden, gelen tüm aramaları engellemesini ister.

Yurtdışından gelen aramaları engelleme:
Şebeke: Tüm şebekeler, operatör tarafından serbest bırakılması gerekiyor
Açmak: *351* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Kapatmak: #351* Engelleme şifresi # Arama tuşu
Durumu denetleme: *#351# Arama tuşu

Püf nokta: Operatörünüzün, siz yurtdışındayken arayan tüm numaraları engellemesini ister.

 

%d blogcu bunu beğendi: