Blog Arşivleri

İşte Türkiye’nin ilk yerli piyade tüfeği.

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) tarafından geliştirilen ve dünyada kullanılan piyade tüfeklerinin en iyi özelliklerini üzerinde toplayan Milli Modern Piyade Tüfeğinin 3 adet prototipi üretildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 22 Ocak 2009 yılında Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Milli Modern Piyade Tüfeğinin ”tasarım ve geliştirme” sözleşmesini imzalayan MKE, tüfeğin prototip çalışmalarını Kırıkkale’deki fabrikasında tamamladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taktik ve teknik istekleri doğrultusunda üretilen 3 adet prototip tüfek, önümüzdeki günlerde kalifikasyon testlerine tabi tutulacak. Türk ordusu tarafından kullanılan G3′lerin yerini alması planlanan modern piyade tüfeği, testlerden başarıyla geçmesi halinde 2011 yılının Haziran ayında seri üretime hazır hale getirilecek.

Tasarımından itibaren tamamen yerli olan ve hiç bir ülkeden teknoloji transferi yapılmadan üretilen modern piyade tüfeği, şu anda dünyada kullanılan üçüncü jenerasyon piyade tüfeklerinin en iyi özelliklerini üzerinde topluyor.

MKE yetkilileri, gece ve gündüz her türlü arazi ve hava şartlarında en iyi performansı sağlayacak şekilde tasarlanan Milli Modern Piyade Tüfeği’nin, bir çok özelliğinin G3′ten daha iyi olduğunu belirttiler.

Prototipin önümüzdeki günlerde kamuoyuna gösterileceğini ifade eden yetkililer, tüfeğin isminin de henüz belirlenmediğini kaydettiler.

Şu anda TSK tarafından kullanılan G3 piyade tüfeklerinin daha çok düzenli ordu savaşları için üretildiğini, ağır ve bakımı zor olan bu tüfeklerin yerine daha hafif ve bakımı kolay olan yeni nesil bir piyade tüfeğine ihtiyaç duyulduğunu belirten yetkililer, bu nedenle Milli Modern Piyade Tüfeğinin tasarlandığını söylediler.

Modern piyade tüfeğinin G3′e göre daha hafif, namlu ömrünün daha uzun, boyunun daha kısa olduğuna işaret eden yetkililer, şu bilgileri verdi:

”Tasarımdan itibaren tamamen yerli, hiç bir ülkeden teknoloji transferi yapılmadan Kara Kuvvetleri Komutanlığının verdiği teknik şartnameye uygun olarak üretimi başlatılan piyade tüfeklerinin ilk prototiplerinden 3′ü üretildi. Bundan sonra parça parça kalifikasyonu yapılacak, çalışabilirliği test edilecek. Bütün parçaların kalifikasyonu yapıldıktan sonra seri üretime geçilecek. Tüfek, 2011 yılının Haziran ayında seri üretime hazır hale gelecek. Gaz piston sistemi ile çalışan bu tüfek, şu anda dünyada kullanılan üçüncü jenerasyon piyade tüfeklerinin en iyi özelliklerini üzerinde topluyor.”

Yetkililerin verdiği bilgiye göre yüzde 100 yerli olarak yapılan yeni piyade tüfeği 7,62 mm olacak ve NATO mermisi kullanacak. Ağırlığı 3 kilo 700 gram, uzunluğu 920 mm, etkili menzili 400 metre olan tüfeğin üzerine gece görüş dürbünü, ışıldak, laser, bomba atar gibi aksesuarlar takılabilecek. Namlu ömrü minimum 10 bin atım olarak tasarlanan tüfek, tek ve seri atışlar yapabilecek.

-MKE’NİN KESKİN NİŞANCI TÜFEKLERİ-

Bu arada, MKE’nin son 2 yılda geliştirdiği keskin nişancı tüfeklerinin de yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi gördüğü belirtildi. MKE’nin Jandarma Genel Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği 7.62 mm çapındaki Bora 12 keskin nişancı tüfeği, bin 200 metre etkili menzile sahip. Jandarma tarafından kullanılan Bora 12, yurt dışına da ihrac ediliyor.

MKE tarafından geliştirilen diğer yarı otomatik keskin nişancı tüfeği ise T-12. Etkili menzili 600 metre olan tüfek, yapılan testlerde hedefleri kusursuz bir şekilde vurduğu için T-12 adını aldı. T-12, daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlandı.

-G3 PİYADE TÜFEĞİ-

G3, 1950′lerde Alman silah üreticisi HK (Heckler & Koch GmbH) ile İspanyol devletine ait dizayn ve geliştirme ajansı CETME (Centro de Estudios Técnicos de Materiales Especiales) tarafından geliştirildi. Değişik versiyonları dünyadaki bir çok NATO üyesi ülkeler tarafından kullanılıyor. Ağırlığı 4,25 kilo olan G3 piyade tüfeğinin etkili menzili 400 metre.

Milli Modern Piyade Tüfeği ile G3′ün teknik özellikleri ise şöyle:

MİLLİ MODERN PİYADE TÜFEĞİ G3 PİYADE TÜFEĞİ

————————– —————-

KALİBRE: 7,62 mm 7,62 mm

AĞIRLIK: 3,7 kg 4,25 kg

ETKİLİ MENZİL: 400 metre 400 metre

BOY: 92 cm 102 cm

NAMLU ÖMRÜ: 10 bin atım 6 bin atım

MERMİ NAMLU ÇIKIŞ HIZI: 500 m/sn 750 m/sn

ŞARJÖR KAPASİTE: 20 mermi 20 mermi


Reklamlar

Bu Türk dünyayı solladı!

Pentagon’un dünya çapındaki siber savunma yarışmasında Türk Mühendis büyük firmaları geride bırakıp birinci oldu.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon‘a bağlı Siber Suç Merkezi’nin düzenlediği uluslararası yarışmaya Türkiye’den katılan Bilgisayar Mühendisi Can Yıldızlı (25), büyük bir başarıya imza atarak birinci oldu.

Pentagon bünyesindeki Siber Suç Merkezi (The Department of Defense Cyber Crime Center’s) tarafından düzenlenen Dijital Adli Tıp Yarışması’na (Digital Forensics Challenge) bu yıl 52 ülkeden bin 147 grup katıldı.

Dünya çapında büyük ilgi gören yarışmada, 3’er ve 4’er kişilik gruplar arasında bilgisayar teknolojileri üreten şirketler ve siber savaş konusunda uzman istihbaratçılar ile askeri ve polisiye birimlerde görev yapan ekiplerin yanı sıra çeşitli üniversitelerde görev yapan bilişim uzmanları yer aldı.

Sanal alemde hackerların izlerini sürme ve deliltoplama ile ilgili istihbarat problemlerinin çözüldüğü yarışmada, ”LoneWolf – Yalnız Kurt” adıyla ”tek başına” yarışan Can Yıldızlı, yarışma süresince hedef olarak gösterilen dijital ortamdaki onlarca şifreyi kırarak resim ve müzik dosyalarının arkasına gizlenen verileri buldu. Geliştirdiği programlarla da profesyonel hackerların izlerini süren Yıldızlı, elde ettiği dijital deliller sayesinde de adını siber aleme altın harflerle yazdırdı.

Yarışma dijital delil toplama ve istihbarat alanında yapılan ”en büyük ve en uzun süreli yarışma” özelliğini taşıyor. Yarışma ile bu alanda çalışacak yetenekli insanları keşfetmeyi amaçlayanPentagon, bu sayede daha çok bilişim uzmanını siber güvenlik alanında çalışmaya teşvik ediyor.

 

 

Pentagon‘dan davet mektubu
Bilgisayar Mühendisi Can Yıldızlı yaptığı açıklamada, yarışmanın Ocak 2011’de başladığını hatırlatarak, yaklaşık 1 yıl boyunca katılımcılara çözmeleri için değişik zorlukta problemler verildiğini söyledi.

Dijital delil toplamak, şifre kırmak ve değişik istihbarat konularını ele alan problemler hakkında da bilgi veren Yıldızlı, ”Senaryo gereği bir terörist tarafından dijital ortamdaki bir fotoğrafın arkasına gizlenen şifreyi çözerek içeriğindeki kriptolu mesajı buldum. Bunun yanı sıra hackerların izlerini sürerek suçları ve kimliklerinin tespitine yönelik deliller topladım” dedi.

Yıldızlı, yarışma süresince önlerine konulan çeşitli problemleri çözmek için yazılımlar da geliştirdiğini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

”52 farklı ülkeden katılan bin 147 takım arasından birinci oldum. Rakiplerim genellikle 4’er kişilik gruplar halinde yarışırken, ben ‘LoneWolf’ yani ‘Yalnız Kurt‘ olarak tek başıma yarıştım. Yarışma sonunda 4 bin 789 puanla zirveye adımı yazdırırken 4’er kişiden oluşan ikinci ve üçüncü takımlar ise 3 bin 500’lü puanlarda kaldı. Yani tek başıma olmama rağmen 4 kişilik takımlara büyük fark attım.”

Yarışmada ödül olarak ABD Savunma Bakanlığı’nın Atlanta’da düzenleyeceği uluslararası konferansa davet mektubu aldığını, ulaşım, konaklama ve diğer masraflar dahil olmak üzere bir tur kazandığını belirten Yıldızlı, burada düzenlenecek törenle plaket alacağını söyledi.

Ayrıca ödül olarak ”siber terörle mücadele” için ABD tarafından Malezya’da kurulan ”Siber Terörizme Karşı Uluslararası Çok Taraflı Ortaklık” (IMPACT) adlı organizasyonun ana binasına davet edildiğini anlatan Yıldızlı, bu ziyarete ilişkin de tüm masrafların Pentagon tarafından karşılanacağını belirtti.

 

 

 

Türkiye’de eğitim gördü ABD’de doktora yapıyor
Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu olan Can Yıldızlı, aynı üniversitede yüksek lisans yaptığı sırada Pentagon’a bağlı Siber Suç Merkezi’nin yarışma ilanını gördü. Başvuruda bulunan Yıldızlı, internet üzerinden on-line gerçekleştirilen yarışmada, önüne çıkan her problemi ustalıkla çözerek kısa sürede rakiplerine fark attı. Yarışmada birinci olduğu haberini tatilde bulunduğu Paris’te öğrenen Yıldızlı, yaşadığı mutluluğu üniversitedeki hocalarıyla paylaştı.

Bu sırada ABD’deki Rensselaer Polytechnique Institute’ye başvuran Yıldızlı, önümüzdeki aylarda bu enstitüde burslu olarak doktoraya başlayacak.

AA

MKEK’li Bora İngilize kök söktürdü!

MKEK yapımı keskin nişancı tüfeği ‘Bora 12′ Pakistan Kara Kuvvetleri’nin test atışlarında İngiliz rakibini ezdi geçti.

Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) yapımı keskin nişancı tüfeği ‘Bora 12′ Pakistan Kara Kuvvetleri’nin test atışlarında İngiliz rakibini ezdi geçti. Bora 12, 1000 metre atışlarında 5’te 4 başarı yakalarken İngilizlerin dünya çapında kullanılan keskin nişancı tüfeği ‘Accuracy AS50′ 5 atışı da ıskaladı. Bora 12, Almanya – İsviçre ortak yapımı Sig Sauer ve Güney Afrika yapımı Truvelo keskin nişancı tüfeklerini de geride bıraktı.

Pakistan’da yapılan 1000 metre atışlarında, ilk önce her tüfeğin kendi milli mühimmatını atması prensibi belirlendi. Ancak daha sonra Pakistan Silahlı Kuvvetleri, kendi envanterindeki mühimmatlarla atışların yapılmasını istedi.

Söz konusu durum, atışların başarısına direkt olarak etki etti. Çünkü Pakistan ordusunun envanterindeki mühimmatın balistik değerleri keskin nişancı tüfeklerine uygun değildi. Buna rağmen Bora 12, hem gündüz hem de gece atışlarında en yüksek isabet oranını yakalayan keskin nişancı tüfeği oldu.

Azerbaycan ordusu tarafından da 2009 yılından bu yana kullanılan Bora 12, 1000 metre gündüz atışlarında 5’te 4 tam isabet oranını yakaladı. Rakip silahların ise hedefleri 1 kez bile vuramadığı öğrenildi. 300 ve 600 metre gece atışlarında da MKEK yapımı silah 5’te 5 tam isabet yakaladı.


Sivilce kabusuna son!

Amerikalı bilim insanlarının bulduğu yeni tedavi yöntemiyle sivilce kabusu sona erecek.

Milyonlarca gencin mustarip olduğu akne çilesinin aşıyla sonlandırabileceği açıklandı.

ABD’nin California Üniversitesi’nden bilim insanları dünyanın enbüyük aşı şirketi Sanofi Pasteur’le akneye neden olacak sorunu durduracak aşı üzerinde çalışıyor.

Uzmanlar akneyi tedavi edecek aşının beş yıl kadar az bir süre içinde kullanıma sokulabileceğine inandıklarını söyledi. Aşı ile tedavinin akneye neden olan ana bakteri Propionibacterium’u safdışı bırakmak üzerine dayandığı belirtiliyor.

Ay’ı hiç böyle görmediniz!

Ay’ın bugüne kadar pek çok açıdan fotoğrafını gördünüz; ancak bu kadarını eminiz görmediniz!

Lunar Reconniaissance Orbiter’ı kullanan NASA, Ay’ın yüzeyini gösteren en yüksek çözünürlüklü fotoğrafı ortaya çıkardı. Bugüne kadarki Ay fotoğraflarına nazaran en yüksek çözünürlüğe sahip bu topografik harita, Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki bir ekip tarafından oluşturuldu.

Fotoğrafa bakıldığında Ay’ın yüzeyindeki kraterler de dahil hemen her şekil çok rahat bir şekilde gözlemlenebiliyor. NASA, bu haritanın daha da iyileştirileceğini ifade ederken, mevcut haritadaki küçük boşlukların doldurulacağını da kaydetti.

Ay’ın yüksek çözünürlüklü bu fotoğrafına ulaşmak için resmin üzerine tıklamanız yeterli.

Seyfülislam Kaddafi yakalandı

Libya’nın öldürülen lideri Muammer Kaddafi’nin oğullarından Seyfülislam Kaddafi’nin yakalandığı bildirildi.

Güncelleme:19 Kasım 2011 13:50

Libya Adalet Bakanı, Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin yakalandığını açıkladı.

Seyfülislam böyle görüntülenmişti – Foto Galeri

Libya Ulusal Geçiş Konseyi yetkililerinin verdiği bilgiye göre Seyfülislam Kaddafi, ülkenin güneyindeki Sebha bölgesinde yakalandı.

SAĞ YAKALANDI

Seyfülislam Kaddafi’nin sağ olduğu ve helikopterle Zitan kentine götürüldüğü belirtildi. Kaddafi’nin daha sonra da başkent Trablus’a getirileceği iddia edildi.

Libya’da ayaklanmanın ilk başladığı dönemde sık sık kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulunan Seyfülislam Kaddafi, babası geçen ay öldürüldükten sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim olmak için girişimlerde bulunmuş ancak yürütülen görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.

Libya devrik Lideri Muammer Kaddafi, 20 Ekim’de ülkenin güneyindeki Sirte kentinde yakalanarak öldürülmüştü.


Çin’in Gobi Çölü’ndeki fotoğrafın sırrı çözüldü!

Çin’in Gobi Çölü’nde tanımlanamayan dev yapılar ortaya çıkmıştı. Ve sırları çözüldü…

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) araştırma teknisyeni ve görev planlamacısı olan Jonathan Hill, Çin’in Gobi Çölü’nde uydu fotoğraflarıyla ortaya çıkarılan devasa zikzaklı sembolün, Çin casus uydularının konumlandırılmasını ayarlamak için kullanıldığını belirtti.

NASA’nın Mars görevindeki kameraları yöneten ve aynı zamanda Arizona State Üniversitesi’nde akademisyen olan Hill, zikzak çizerek ilerleyen metalik şeritlerin, “uydu konumlama hedefleri” olduğunu belirtti.

NASA uzmanı, “uydulardaki kameraların 1 ile 1.8 km uzunluğundaki şeritlere odaklanarak, uzaydaki konumlarını ayarladıklarını” ifade etti. Hill, yaptığı açıklamalarla, esrarengiz yapılarla ilgili uluslararası basında yer alan birçok iddiaya bilimsel açıklık getirdi.

Uluslararası basın, Gobi Çölü’nde ortaya çıkarılan esrarengiz yapılar arasında en çok zikzak halindeki şeritlere dikkat çekmiş ve bu şeritlerin ABD’nin başkenti Washington D.C. ile en büyük kentlerinden New York’un sokak haritası olabileceği öne sürülmüştü. Ancak Hill, “Çin’in casus uydulara sahip olduğunun zaten bilindiğine” dikkat çekti ve bu uydular için ABD’de konumlama hedefleri inşa edildiğini söyledi.

“UYDULARIN KAMERASI ÇOK ZAYIF”

Hill, örnek olarak 1960’larda Arizona eyaletinde Corona casus uyduları için inşa edilen konumlama hedeflerini örnek verdi. NASA uzmanı, basında öne sürüldüğünün aksine, “zikzaklı yapının yansıtıcı yüzeye sahip metalden yapılmadığını” belirtti. Hill, şeritlerin aralarında boşluklar bulunduğunu ve yüzeylerinin çok iyi kaplanmadığını, hatta bir tür boya kullanıldığını ifade etti.

Şeritlerin genişliğinin 20 metre veya daha fazla olabileceğini belirten Hill, “konumlama yapmaya çalışan uyduların kameralarının şaşırtıcı derecede kötü bir çözünürlüğe sahip olduğuna” dikkat çekti.

“ASKERİ BÖLGEYE İŞARET EDİYOR”

Hill, merkezinde savaş uçaklarının bulunduğu ve dışa doğru genişleyen çember şeklindeki yapıya da değindi. Yapının, “dünyanın yörüngesindeki radar sistemleri için konumlama/test hedefi olarak kullanıldığını” söyleyen Hill, Çinlilerin yaptığı düşünülen testi şöyle açıkladı:

“Savaş uçaklarının etrafındaki alanı engebeli bir hale getirerek, radar sinyallerinin nereye kadar ulaşabildiğini görmek istiyorlar. Kısaca, uydulardan uçağa gönderilen ve geri yansıyan radar sinyallerinin, ne tür arazi ve şartlarda engellendiğini belirlemeye yönelik bir test.”

Hill, diğer ilginç yapıların ise “silah denemesi, yüksek irtifalı atmosfer çalışması, uzaydaki havanın gözlemlenmesi ve diğer amaçlar için inşa edilmiş olabileceğini” söyledi. NASA uzmanı, tüm bu yapıların birbirlerine yakın bir bölgede bulunduğuna dikkat çekerek, “bir askeri bölgeyi temsil ediyor olabilirler” dedi.


Gül YouTube’da soruları yanıtlayacak!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dünyanın önemli liderlerinin katılım gösterdiği ve her ay düzenlenen YouTube‘un World View etkinliğinin aralık ayı konuğu olacak.

YouTube kullanıcısı olan herkes, Gül’e sormak istedikleri her soruyu video ya da metin formantında siteye yükleyebilecek. Bu sorular oylamaya açılacak ve 28 Kasım tarihine kadar en çok oyu alan sorular cumhurbaşkanı tarafından yanıtlanacak.

Gül’ün röportajı ise 1 Aralık’ta YouTube üzerinden izlenebilecek.

Aylık olarak yayınlanan World View’un ilk konuğu ABD başkanı Barack Obama olmuştu. Geride kalan zaman içinde İngiltere Başbakanı David Cameron, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ekonomist Arianna Huffington ve müzisyen Bono da YouTube’dan gelen soruları yanıtlayan isimler arasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Gül’e soru sormak için buraya tıklayınız. Soru sormak için 9 gün kaldı.


2014'te dijital yayıncılığa geçiyoruz!

Türkiye 2014 yılında dijital yayıncılığa geçecek.  Bu sayede televizyonlardaki yayın kalitesi artacak, görüntü kirliliğine yol açan çanak antenler kalkacak. Yayıncı kuruluşlar da yeni dönem için çalışmalarına hız verdi. Türkiye’de bin 90 radyo ile 252 televizyon kanalı analog sistem üzerinden, karasal vericilerle yayın yapıyor. 3 yıl sonra analog sistemde kullanılan ve binaların dışında ya da çatılarda görüntü kirliliğine yol açan çanak antenler gidecek. Yerine uydudan direkt alınan ve çok daha fazla kanalı izyeyebileceğimiz yüksek çözünürlüklü bir yayın sistemi devreye girecek.

Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği, İstanbul’da düzenlediği ”Sayısal Yayıncılıkta Teknik Eğitim Sınav Merkezleri Kurulması Projesi” ile sektör çalışanlarını bu sürece hazırlamayı amaçlıyor.

Burada konuşan RTÜK Başkanı Davut Dursun, “Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin bu sektörde tartışacağı en önemli sorun ‘sayısal yayıncılığa geçiş konusunda ne tür sıkıntılar yaşarız ve bu sıkıntıları nasıl hızlı bir şekilde çözebiliriz’ olacak. O sebeble analoğ yayıncılıktan sayısal yayıncılğa geçişin tartışıldığı bir dönemde sayısal yayıncılığa yönelik bir yeterlilik çalışmasının başlatılması önemli bir husustur” dedi.

Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ise konuşmasında, yayıncılıktaki standartların yükseltilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bağış, ”Bu projenin katkıları ile artık sektörün işgücü de kendini bir üst seviyeye taşıyacaktır. Sayısal yayıncılıkta mesleki yeterliliği nasıl sağlarız. Türkiye’deki bir kameraman kardeşimizin Brüksel’de de, Paris’te de Londra’da da çalışabilmesini, Türkiye’deki bir televizyon yöneticisinin aynı şekilde Lizbon’da da, AB nin başka bölgelerinde de belki New York’ta, Moskova’da ve Pekin’de çalışabileceği standartları yakalamanın gayreti içindeyiz” diye konuştu.


Şimdi de akıllı ayakkabı dönemi başladı!

Akıllı ürünler sınıfının yeni üyesi: Ayakkabı.
Akıllı telefonlar tamam ama bu “akıllı ayakkabı” da nereden çıktı; ne işe yarıyor? 
Akıllı telefon, akıllı televizyon, akıllı buzdolabı derken artık ayakkabılarımız da akıllı ürünlerin içine giriyor. Adidas’ın Adizero Serisi f50 model akıllı ayakkabıları, futbol hakkında futbolcuların sahip olduğundan daha fazlaperformans ve teknik göstermesini sağlayabilir. Lionel Messi gibi bir çok ünlü futbolcunun kişisel sponsoru olan Adidas, bu yöndeki çalışmalarını artık ürün olarak sergiliyor.

Ayakkabının çalışma prensibi ise şöyle: Yardımcı bir program vasıtası ile kullanıcının hızını, en yüksek hızını, sprintlerini, kat edilen mesafeyi ve benzer bilgileri kaydediyor ve aktarabiliyor. Bu şekilde kendini takip edebilen kişi, çalışma şekillerini ve antrenmanlarını düzenliyor.. Bu da ayakkabının sadece ayağı koruyup daha iyikoşmayı sağlamasının yanında “Nasıl” sorusuna verilebilecek cevaplara temel verilerle destek olmasını da sağlıyor.

Veri aktarımı ve analizi için, daha doğrusu akıllı ayakkabının çalışması için “miCoach SPEED_CELL” ismindeki hız sensörü ve takipçisinden almanız da gerekiyor.Satış fiyatı konusunda elimizdeki veriler de ortalama olarak bu iki ürünü 300 Euro’ya alabileceğiniz yönünde.


%d blogcu bunu beğendi: