Aylık arşivler: Nisan 2011

Türk malı Arma görücüye çıktı

Zırhlı muharebe aracı Arma 8×8, Sakarya’daki Otokar fabrikalarında düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar’ın yeni zırhlı muharebe aracı Arma 8×8’in, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrıldığını belirterek, aracın Türkiye’de ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşündüklerini söyledi.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, toplantıda yaptığı konuşmada, Arma 8×8’in, hareket kabiliyeti, modülerlik ve koruma konularında optimum çözümler sunduğunu belirterek, araçtan 3 prototip ürettiklerini, bu yılın 3. çeyreğinde de üretime hazır hale geleceklerini bildirdi.

Aracın, 6×6 modeliyle birlikte geliştirme çalışmalarının 4 yıl sürdüğünü ifade eden Görgüç, “Yeni aracımız Arma 8×8 beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrılıyor. Ülkemizde ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşünüyoruz” dedi. Görgüç, bütün hakların Otokar’a ait olmasından dolayı söz konusu araca ilişkin ihracat kısıtlamasının bulunmadığını da belirtti.

Dünyanın gelişmiş ordularında ihtiyaçların her geçen gün değiştiğine dikkati çeken Görgüç, Arma 8×8’in üstün koruma gücü, hareket kabiliyeti ve farklı görevlere uygun olabilecek donanımları taşıması açısından bu ihtiyaçlara verecek nitelikte olduğunu anlattı. Dünyada üretilen benzer araçların etkin koruma özelliklerinin artırılması için büyük ve geniş üretildiklerini, bunun ise taşınabilirlik imkanlarını kısıtladığını belirten Görgüç, Arma 8×8’in rakiplerinin bu dezavantajlarını taşımadığını söyledi. Arma 8×8’in, rakipleri kadar geniş iç hacme sahip olmasına karşın onlardan farklı olarak C-130 kargo uçaklarıyla taşınabildiğine vurgu yaptı. Görgüç, “tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları Otokar’a ait olan Arma 8×8’in kısa süre içinde sektörde adından söz ettireceğine inanıyoruz” dedi.

ARAÇ KARANLIKTA VE SUDA YOL ALABİLİYOR

Tüm elektronik sistemleri Otokar tarafından geliştirilen Arma 8×8, sahip olduğu özel sistem sayesinde sürücüsüne karanlıkta, siste, dumanda hiçbir ışık yakmadan termal kamera ile yolu ve etrafı görme ve ilerleme imkanı sağlıyor. Aynı kamera sayesinde sürücü, geri manevra sırasında aracın arkasını da görebiliyor. Araç Amfibi kit sayesinde hiçbir ön hazırlık yapmadan suda yüzebiliyor ve suda saatte 8 kilometre hız yapabiliyor. İsteğe bağlı sunulan NBC kiti ile de mürettebatını nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı koruyor.

Modüler bir platform olma özelliği taşıyan araç, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah kule sistemleriyle donatılabiliyor. Sürücü ve komutan dahil 12 personel ve 24 ton azami yük taşıyabilen araç, ön tarafa yerleştirilmiş kompakt motoru sayesinde geniş bir iç hacim ve ergonomik bir çalışma ortamı sağlıyor.

Araçta kullanılan hidropnömatik süspansiyon sayesinde arazi koşullarında da titreşim minimuma indiriliyor. Sınıfında en büyük lastiklerin kullanıldığı araç, paletli araçlar kadar hareket kabiliyetine sahip. Araç 1 düğme ile 8×4 veya 8×8 kullanım seçeneklerine geçirilebiliyor. 450 beygir gücünde motora ve 7 ileri 1 geri vitese sahip aracın yakıt sarfiyatı da oldukça düşük. Bu da aracın 1 depo yakıtla 750 kilometre yol almasına imkan sağlıyor.

Arma 8×8, yüzde 60 rampa tırmanma, yüzde 30 yan eğimle gitme ve 2000 milimetrelik hendeklerden rahatlıkla geçebilme özelliklerini barındırıyor. Araçla birlikte tercih edildiği takdirde ilave RPG zırhı, kendini kurtarma sistemi, amfibi sistemi, NBC koruması, sisleme havanları ve yangın söndürme ile infilak baskılama sistemi opsiyonel olarak sunuluyor.

Arma 8×8, 10-13 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek IDEF 2011 Savunma Sanayi Fuarı’nda sergilenecek.


Reklamlar

Google Maps’e Türk rakip

”TÜRKSAT Maps” için Türkiye’nin her yerinin uydu görüntülerini sayısal ortama aktarıldı. Türksat A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay, uydu görüntüleme sistemi ”TÜRKSAT Maps”i tamamladıklarını, iş modeli ve fiyat belirleme aşamasına geldikleri projenin kısa sürede hizmete gireceğini bildirdi. Dalbay, TÜRKSAT A.Ş’nin uydudan yer izleme sistemi olan ”TÜRKSAT Maps” için Türkiye’nin her yerinin uydu görüntülerini sayısal ortama aktardıklarını söyledi.

Türkiye’nin 2009 ve 2010 yılında kaydedilen görüntülerinin dörtte birini bundan sonra her yıl güncelleyeceklerini belirten Dalbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Türkiye’nin dörtte birini oluşturan, en çok kullanılan, merak edilen yerleri her yıl güncelleyeceğiz. TÜRKSAT Maps’te görüntülerin güncellenme süresi, Google’dan daha kısa. Bu nedenle bu projenin devreye girmesinin ardından Google belki Türkiye görüntülerinin güncelliğini artırabilir. Google daha çok 2 yıl güncellemeyle veriyordu. Bizimki ortalama bir yıl. Bundan sonra da bir yıl olacak. Bazı yerlerde bu 6 aya düşebilecek, bazı yerler için 1,5 yıl olacak.”

Dalbay, hedef kitlelerinde kamu kuruluşları ile coğrafi bilgi sistemi altyapısı kullanmak isteyen özel sektörün yer aldığını, özellikle araç takip sistemi geliştirenlerin bu sistemi yoğun olarak kullandıklarını anlattı.

Türkiye’de coğrafi bilgi teknolojileri pazarının çok büyük olmadığını ancak bu tür büyük projelerle geliştirileceğini vurgulayan Dalbay, şunları kaydetti:

”Bu alanda çalışan firmalar Google Maps kullanıyor. Kullanıcı ücretleri ödüyorlar. Biz abonelik sistemi getireceğiz. Aynı kuruluşun aynı şey için bir daha para ödemesinide önlemiş olacağız. Kamu da özel sektör de abone olabilecek. Belirli bir çözünürlüğe kadar herkes bakabilecek. Ancak belirli bir çözünürlüğün üzerinde görüntü almak isteyenler internet üzerinden abonelik sistemiyle ya da elektronik ortamda perakende alışveriş şeklinde işlem yapabilecek. Abonelikte istenildiği kadar görüntü kullanılabilecek ancak perakende kullanım için işaretlenen bölgenin büyüklüğüne göre kredi kartı ile ödeme yapılacak.”

GÖRÜNTÜLER ”www.turksatglobe.com”da

TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Dalbay, sistemin hizmete hazır olduğunu ancak iş modeli ve fiyat belirleme aşamalarının tamamlanması gerektiğini, TÜRKSAT Yönetim Kurulu’nun alacağı kararın ardından TÜRKSAT Maps’i kısa sürede hizmete sunacaklarını kaydetti.

Sistemin başlangıçta sadece Türkiye için kullanıma sunulacağını ancak ileriki aşamada genişletilebileceğini ifade eden Dalbay, ”Bu proje, Türkiye’de Google Maps’a bağımlılığı ortadan kaldıracak. Google, Youtube yasaklanınca Maps’i kapatıyor. İyi, tamam, istersen artık kapatabilirsin; alternatifin hazır” dedi.

Türkiye’nin uydu görüntülerini vatandaşların ücretsiz şekilde ”www.turksatglobe.com” internet sitesi üzerinden izleyebileceğini bildiren Dalbay, ”Ticari olarak belirli bir kalitede görüntü istendiğinde bedele tabi olacak, lisans ücreti ödenmesi gerekecek. http://www.turksatglobe.com’da Türkiye’nin her yerinin görüntüsü var. Hatta 864 bin metrekarenin biraz daha fazlasının görüntüsü var” diye konuştu.



Chrome 11 hazır, indirin!

Chrome 11 kararlı sürüm yayınlandı!  Chrome’un 11. sürümü, yeni logosu ve özellikleriyle indirilmeye sunuldu. İşte indirme bağlantısı… Google, Chrome’un 11. sürümünü kullanıma sundu. Son güncelleme, onarılan yüzlerce bug yanında Chrome beta ve geliştirme kanallarıyla sağlanan yeni özellikleri içeriyor. Chrome, bu sürümle beraber logosunu da güncelledi, daha düz bir yapıya sahip olan sayfada görebileceğiniz logo ile değiştirdi.

Genel olarak önceki sürüme göre biraz daha hızlı olan Chrome 11, HTML üzerinden ses girişi sağlayarak kullanıcının web sitesiyle konuşmasına izin veren bir özellikle beraber geliyor.

HTML5 konuşma girişi şu an çok fazla site tarafından kullanılmıyor, ancak Google’ın ünlü çeviri hizmeti Google Translate, bu özellikten faydalanıyor. Artık sitedeki mikrofon simgesine tıklayarak çevirilmesini istediğiniz metni Google’a sesli bir biçimde okumanız mümkün.

Kapatılan açıklar ve indirme bağlantısı

Chrome 11, WebKit tabanlı tarayıcıda 25 güvenlik açığını kapatıyor. Bunların 16’sı ‘Yüksek’, altısı ‘Orta’, üçü ‘Düşük’ olarak sınıflandırılmış.

Yayınlanan bu kararlı sürüm (11.0.696.57), Windows, Linux ve Mac OS X işletim sistemleri için sunuluyor. Chrome tarayıcısı yüklü olan kullanıcılar, ‘Google Hakkında’ menüsü altından güncelleme seçeneğini kullanabilirler.

Google, yükselen sürüm numaralarıyla büyük bir ilerlemeyi temsil etmeyi amaçlamıyor ve her altı haftada bir kararlı bir sürüm yayınlama sözü veriyor. Chrome 10, sadece yedi hafta önce yayınlanmıştı ve Google ilk kez planlarını birkaç gün sarkıtıyor. Pazar payı yüzde 10’u aşan Chrome’un, hızlandırılmış geliştirme sürecinin kullanıcılar tarafından kabul gördüğünü söyleyebiliriz.

İndirin: Google Chrome 11


İlk elektronik gözlüğü geliyor!

Bir yakın, bir uzak gözlük eziyetine sonç Gazete okurken gözlüğün çerçevesine dokunun,televizyona bakacağınız zaman yine çerçeveye dokunup açın. Herşey tek tuş! Tek tuşla hem yakın hem uzağı göreceksiniz.
Telefonunuz gibi şarj edeceğiniz bu gözlüklerin içinde küçük pil, mikroçip ve çeşitli elektronik devreler var. Okumanız gereken bir şey varsa, gözlüğü açıyorsunuz. İşiniz bitince de kapatıyorsunuz.

40’lı yaşlarına gelenlerde hipermetrop (yakını görememe) sorunu ortaya çıkınca optik bir yardıma ihtiyaç duyuluyor. Bu kişiler ya çift odaklı ya da çizgisiz son teknolojicamlardan alıyorlar. Ama bu gözlüklerin olumsuz bir yanı var: Mercekler aşağıya baktığınızda küçük yazıları büyütürken bir metre uzaklıktaki cisimleri bulanıklaştırıyor. Örneğin merdiven inip çıkarken ya da bir golf topuna bakarken görüntü bozuluyor.

Yeni elektronik gözlükler, gözlük camlarının alt kısımlarına yerleştirilen alışılmadık bir ilave sayesinde bu sorunun üstesinden geliyor. Bunun içerisinde televizyon görüntülerinden alışkın olduğumuz sıvı kristaller bulunuyor. Kristaller tıpkı klasik gözlüklerde olduğu gibi ışığın kırılma ve yansıma açısını değiştirebiliyorlar. Bu gözlüklerde odağı değiştirmek için çerçevenin kollarından bir tanesine dokunuyorsunuz. Tekrar dokunduğunda odak eski haline dönüyor. Golf topuna vurmak için kapatın, skoru tuttuğunuz kâğıdı okumak için açın.

Tanıtımı yapılan gözlüklerin fiyatları ise bin ila iki bin Dolar arasında değişiyor.

Başbakan 'Çılgın Proje'yi açıkladı!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Avrupa yakasında Karadeniz ile Marmara denizi arasında yapılacak ‘Kanalistanbul’un derinliğinin 25 metre, yüzey genişliğinin 140-150 metre ve taban genişliğinin 120 metre olacağını söyledi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün büyük zaferlerin, bütün büyük medeniyetlerin temelinde hayal bulunduğunu belirterek, ”Biz de milletimiz, ülkemiz için hayaller kurduk. her bireyin özgürce yaşayabildiği, kendisini özgürce ifade edebildiği, inancını özgürce yaşayabildiği bir Türkiye’nin hayallerini kurduk. yoksulluğun tükendiği, işsizliğin azaldığı, emeğe, ekmeğe musallat olan her ne varsa geri dönmemek üzere gittiği bir Türkiye hayalini kurduk. Biz kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın hayalini kurduk ve bu hayalin peşine düştük” dedi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde, kamuoyunda ”çılgın proje” olarak adlandırılan ”Türkiye Hazır Hedef 2023, İstanbul Hazır Hedef 2023” projesinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasına, bir İstanbul aşığı olan, İstanbul’u ”hayal şehir” olarak tanımlayan Yahya Kemal’in İstanbul üzerine yazdığı ”Deniz” adlı şiiriyle başladı.

Şiirin, ”Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız/Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız, yürü!/ Hür maviliğin bittiği son hadde kadar/İnsan, alemde hayal ettiği kadar yaşar” dizelerini okuyan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar. Alparslan bir hayal kurmuş, Anadolu’nun kapılarını aydınlığa aralamıştır. Osmangazi bir düş görmüş, göğsünden çıkan filizlerin Tuna’dan Dicle ve Fırat’a, Nil’den Drina’ya kadar uzanan bir çınara dönüştüğünü hayal etmiş, bu hayalin peşinde cihan devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun tohumlarını atmıştır. Fatih Sultan Mehmet hayal kurmuştur, gemileri karadan yürütmüş, karanlık bir çağı kapatmış aydınlık bir çağın bu kapılarını ardına kadar açmıştır. Süleymaniye Mimar Sinan’ın önce hayallerini süslemiş, ardından İstanbul’un incisi olmuştur. Selimiye Edirne’nin, Türkiye’nin, dünyamızın incisi olmuştur. Çil çil kubbelerin, medreselerin, anıtların, kütüphanelerin, emsalsiz dizelerin ardından hep hayal vardır, hep engin bir muhayyile vardır. Çanakkale Zaferi, hayal kurabilen kumandanların, istiklal hayali kurabilen Mehmetçiklerin eseridir, Mustafa Kemallerin eseridir. Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti hayal kurabilen Anadolu’nun, Trakya’nın eseridir.”

Bütün büyük adımların bir hayalle başladığını, bütün büyük hedefleri bir hayalin ateşlediğini, bütün büyük medeniyetlerin temelinde önce hayalin bulunduğunu belirten Erdoğan, ”Biz de milletimiz, ülkemiz için hayaller kurduk. Her bireyin özgürce yaşayabildiği, kendisini özgürce ifade edebildiği, inancını özgürce yaşayabildiği bir Türkiye’nin hayallerini kurduk. Yoksulluğun tükendiği, işsizliğin azaldığı, emeğe, ekmeğe musallat olan her ne varsa geri dönmemek üzere gittiği bir Türkiye hayalini kurduk. Biz kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın hayalini kurduk ve bu hayalin peşine düştük” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul’a duydukları aşkın, sevdanın, tutkunun bir neticesi olduğunu kadar İstanbul için kurdukları hayallerin neticesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

”Necip Fazıl ne güzel söylemiş İstanbul için… ‘Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar/Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar/İçimde tüten bir şey, hava, renk, eda, iklim/O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim/Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur/Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur/Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale/Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale…/Ana gibi yar olmaz İstanbul gibi diyar/güleni şöyle dursun/Ağlayanı bahtiyar/Gecesi sümbül kokan/Türkçesi bülbül kokan/İstanbul, İstanbul…’

İşte böyle bir İstanbul’un hayaliyle iş başına geldik gecesi sümbül kokan bir İstanbul için kolları sıvadık. Türkçesi bülbül kokan bir İstanbul için 4.5 sene gecemizi gündüzümüze kattık.”

İstanbullu çocukların hayalinin temiz su içmek, parklarda, bahçelerde, yeşil alanlarda cıvıl cıvıl koşmak, temiz bir hava solumak olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

”Biz bu hayali gerçeğe dönüştürmek için koştuk. Çünkü devraldığımız İstanbul’da bunlar yoktu. Çöp dağları vardı, iktidarda CHP vardı. Ümraniye’de çöp dağlarının patladığı ve 39 vatandaşımızın öldüğü şu Ümraniye’de iktidarda CHP vardı. Çöpten, çöp dağlarından kurtararak buraları yeşil park alanlarına dönüştürdük. Suyun hayaliyle kavrulan İstanbul’u suyla buluşturduk. Temiz bir Haliç isteniyordu ama kime gittiysek, bize diyordu ki ‘Haliç temizlenmez’. Ya ne olur diye sorduğumuzda, ‘ancak burayı doldurmanız gerekir’ diyorlardı. Kayalarla, topraklarla dolu bir Haliç düşünebiliyor musunuz? Bunu söyleyenler, danıştığımız koskoca hocalarımızdı. Fakat biz araştırdık ve Haliç’in temizlenebileceğini öğrendik ve onun projelerini yaptık. Haliç’in içinden o bütün çamuru aldık ve onu 9.5 kilometre uzaklıktaki Alibeyköy’deki taş ocaklarına taşıdık. Ama kimse bunun farkında değildi. Oraya petrol boru hattı gibi borular döşemiştik. O borulardan HAliç’in bütün çamurlarını sıvı haline getirip taşıdık. Oradan kendimize 650 bin metrekarelik bir yeşil alan meydana getirdik. Kim çevreci CHP mi biz mi?”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da iki yarımada ve bir adanın oluşacağını belirterek, ”İstanbul’un Avrupa yakasında, şehrin batısında, Karadeniz ile Marmara Denizi’nin arasına, yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapıyoruz. İstanbul’umuza ‘Kanal İstanbul’u kazandırıyoruz” dedi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’ndeki toplantıda ”çılgın proje” olarak adlandırılan ”İstanbul Hazır; Hedef 2023” projesini açıkladı. Türkiye’nin bu büyük hayali, bu büyük projeyi gerçekleştirecek iradeye sahip olduğunu belirten Erdoğan, kaynak noktasında bir sıkıntı olmadığını söyledi.

Projenin, tamamıyla milli kaynaklardan karşılanacağını belirten Erdoğan, ”Çünkü, Türkiye bir istikrar ülkesi, Türkiye bir güven ülkesi. Buraya güvenildikçe, burada istikrar oldukça, buraya artık girişimciler, müteşebbisler rahatlıkla girebiliyor. Türkiye 2023’e böyle büyük böyle çılgın, böyle muhteşem bir projeyle girmeyi fazlasıyla hak etmektedir ve bunun adımını attık” diye konuştu.

-KANAL İSTANBUL-

Açıklayacağı projenin, çok boyutlu bir proje olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Aynı zamanda bir enerji projesidir. Bu proje, bir ulaştırma projesidir. Bayındırlık, tarım, eğitim, istihdam projesidir. Bu proje bir şehircilik projesidir. Onun kadar da biraile projesi, konut projesi, kültür projesi, bir turizm projesidir. En önemlisi de bu proje, bir çevre projesidir. İstanbul’u ve çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir. Projeyi, açıklamadan önce özellikle iki hususun altını çiziyorum. Biz, çok uzun bir süredir bu proje üzerinde büyük bir titizlikle dar çerçevede çalıştık. Ve birkaç grubu, dar çerçevede çalıştırdık. Her türlü olumsuzluğu, haksızlığı, adaletsizliği önlemek adına projenin yeri ve maliyeti konusunu gizli tutmaya devam edeceğiz. Bunu açıklayacak değilim. Çünkü, onu açıkladığımız anda birçok olumsuzlukların olabileceğini görüyoruz. Projenin, yeri ve maliyeti 3 aşağı 5 yukarı belirlenmiş durumdadır. Sadece etüt çalışmaları tahminen 2 yıl sürecek. Böyle devasa bir projenin süreç içinde yer ve maliyet açısından değişikliklere uğrayacak olması da son derece tabiidir.

Dünyada içinden nehir geçen nice şehirler var. Ama içinden deniz geçen yegane şehir İstanbul. Şu andan itibaren başlattığımız projemizle İstanbul, içinden 2 deniz geçen bir şehre dönüşüyor. İstanbul’da bu projeyle beraber, 2 yarımada, 1 ada oluşuyor. Anadolu yakası, zaten bir yarımada. Fakat şimdi bir ada oluşacak. Bu projeyle birlikte bir yarım ada daha oluşacak. İstanbul’un Avrupa yakasında, şehrin batısında, Karadeniz ile Marmara Denizi’nin arasına, yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapıyoruz. İstanbul’umuza ‘Kanal İstanbul’u kazandırıyoruz.”

Başbakan Erdoğan, sonunda Çılgın Projesi’ni açıkladı. işte projenin özellikleri

PROJENİN ADI NE?
Kanal İstanbul

ÖZELLİKLERİ NE OLACAK?
UZUNLUK: 45 – 50 kilometre
DERİNLİK: 25 metre
GENİŞLİK: 145-150 metre
TABAN GENİŞLİK: 120 metre

ULAŞIM ÖZELLİKLERİ:
En büyük gemiler geçebilecek

NE ZAMAN BİTECEK?
– Etüt çalışması 2 yıl sürecek. Etüt sırasında bazı değişikliklere uğrayacak. Kesin tarih yok, Etüdün ardından 8-10 daha sürmesi bekleniyor, hedef 2023…

MALİYETİ NE OLACAK?
Henüz belli değil. Ancak tahmini rakam 10 milyar dolar…

İSTANBUL’UN COĞRAFYASI NASIL DEĞİŞECEK?
– İstanbul’dan iki deniz geçecek, artık İstanbul’da iki yarım ada, bir ada olacak

ULAŞIMI NASIL ETKİLEYECEK?
– Kara ve deniz yolu kesintiye uğramayacak
– Üçüncü Köprünün bağlantı yolları kanalın üzerinden geçecek.

ÇIKARILAN TOPRAK MİLYARLARCA TON TOPRAK NE OLACAK?
Büyük bir havalimanı ve liman yapımında kullanılacak. Kullanılmayan madenlere gönderilecek.

HEDEF NE?
– İstanbul Boğazı’ndan geçmek için bekleyen gemilerin maliyeti yıllık 1.4 milyar doları buluyor, bu maliyet ortadan kalkacak.
– Tanker kazalarının önüne geçilmesi hedef ancak, kanal yine İstanbul’un ortasından geçecek.

ARAZİ İÇİN İSTİMLAK YAPILACAK MI?
Ağırlıklı hazine arazileri kullanılacak. Ancak istimlak da olacak.


50 bin radyo kanalı emrinizde; İndirin!

50 binden fazla radyo kanalını istediğiniz an, ücretsiz olarak dinleyin. İşte tek ihtiyacınız! Henüz televizyon bile ortada yokken insanlar için radyo en önemli eğlence ve bilgi kaynaklarından biriydi. Aradan geçen yıllar boyunca sayısız teknolojik gelişme yaşandı, televizyon ve internet yaşamlarımıza girdi ama hiç biri radyonun yerini alamadı. Üstelik artık radyo dinlemek için ayrı bir cihaza da gereksinimiz yok. Tek ihtiyacınız olan internet bağlantısına sahip ve uygulama çalıştırabilen bir telefon. Bu konuda size yardımcı olabilecek en iyi uygulamalardan biri ise; TuneIn…

Tüm yaygın akıllı telefonlarda çalışabilen TuneIn aynı zamanda Google TV, Yahoo TV ve Roku desteğine de sahip. 50 binin üzerinde AM ve FM radyo kanalına erişimsağlayan TuneIn ile o anda canınızın istediği şarkıyı çalan radyoyu aramak ta mümkün. Favori radyo istasyonlarınızı kolayca kaydedebilir ve farklı bir cihaza geçtiğinizde istasyonu tekrar aramak zorunda kalmadan kolayca senkronize edebilirsiniz.

Windows Phone, Android, BlackBerry, Palm, Samsung Bada ve Apple iOS desteği bunan TuneIn’i şu adresten indirebilirsiniz.

Tanrı parçacığı' bulundu mu?

CERN’de gerçekleşitirilen deneyde bilim insanlarının ‘Tanrı parçacığı’ olarak bilinen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildiGüncelleme:25 Nisan 2011 18:09

Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve kozmosun sırlarını çözmek için yürütülen Büyük Patlama deneyinde çalışan bilim adamlarının parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve uzun bir süredir arayışlarını sürdürdükleri “Higgs Boson” adı verilen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildi.

Live Science dergisinin bildirdiğine göre, bilim çevreleri tarafından sabırsızlıkla beklenen keşfin yapıldığı iddiaları, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarındaki kilometrelerce uzunluktaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (BHÇ) deneyi yapan fizikçilerin aralarında yaptıkları yazışmalarda dile getirildi.

Columbia Üniversitesi’nden matematikçi Peter Woit’in bloguna anonim bir yorumcunun bir not yazmasıyla başlayan yazışmaların ardından sızan bir notta, BHÇ’nin Atlas adlı parçacık tespit deneyinde, Higgs parçacığının izlerinin bulunmuş olabileceği belirtildi. Blogdaki notta, işaretin, Higgs’e ait olduğu tahmin edilen kütle ve diğer özellikler bakımından tutarlı olduğu da kaydedildi. Bazı fizikçiler notun şarlatanlık olduğunu söylerken, bir kısım bilim insanı da bu işaretin başka bir parçacığın kanıtı olabileceğini düşünüyor. Deneyde görev yapan bilim insanlarının uzun süredir keşfi beklenen parçacığı henüz bulamadıkları belirtilmişti.

14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Bir mikro saniye sürecek çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önceki Büyük Patlama anındaki koşulların oluşturulması öngörülüyor. Bilim adamları, çarpışma sırasında özellikle teorik fizikteki kütle mantığının temelini oluşturan veya kara maddenin neden yapıldığını anlamaya yarayacak Higgs parçacığı (Tanrı parçacığı) diye adlandırılan parçacıkların varlığının kanıtlarını görmeyi umuyor

.

Menisküste çığır açacak tedavi!

Cambridge Üniversitesi’nde geliştirilen ‘Radikal Kıkırdak Tedavisi’ menisküs sorunu yaşayanlara umut oldu. Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları, eklem iltihabından kaynaklı menisküs, kalça ve el iltihabı gibi hastalıklar için çığır açıcı bir tedavi geliştirdi. ‘Radikal Kıkırdak Tedavisi’ adı verilen yeni yöntemde, doktorlar iltihaplı bölgeyi tamamen alarak yerine kıkırdağı yeniden oluşturacak kök hücreleri içeren geçirgen, çift katmanlı bir protez yerleştirdi. Kemik iliğinden alınmış bu kök hücrelerin zarar görmüş bölgede kıkırdağı yeniden oluşturması bekleniyor.

Birçok sporcunun kâbusu olan, kemiklerin esnek bir biçimde hareket etmesini sağlayan kıkırdağın içindeki sıvının azalması yüzünden ortaya çıkan menisküs hastalığına yepyeni bir tedavi biçimi getiren projenin yaratıcısı olan Dr. Andrew Lynn, kıkırdağın yeniden oluşmasını öngören kök hücre tedavisinin birçok hasta için umut vaat ettiğini söyledi. Lynn’nin de kurucusu olduğu bir Belçika firması tarafından Macaristan’daki bir klinikte, aralarında İngiltere Kriket Milli Takımı’nın eski kaptanı Michael Vaughan’ın da bulunduğu, eklem iltihabı olan 17 hasta üzerinde yapılan deneyin olumlu sonuç vermesi bekleniyor.

Günümüzde menisküs tedavisinde kullanılan yöntemler hastalığın tekrar etmesine engel olamıyor. Bu sebeple menisküse yakalanan birçok sporcu jübile yapmak zorunda kalıyor. İngiltere’de 2 milyon kişi kalça eklemlerinden kaynaklı, 4 milyon kişi de diz eklemlerinden kaynaklı ağrılar nedeniyle çeşitli kliniklerde tedavi görüyor. Ulusal Sağlık Hizmetleri her yıl diz ve kalçada oluşan eklem iltihaplarının tedavisi için 1 milyar sterlin (2,5 milyar lira) harcandığını açıkladı.

Zeytin yaprağının mucizevi faydası

Endonezyalı bilim insanları zeytin ağacının yapraklarından üretilen bir hapın kalp hastalıkları ve yüksek tansiyonla savaşmaya yardımcı olduğunu açıkladı. 180 hasta üzerinde deneme yapan bilim insanları, zeytin hapının yüksek kan basıncını düşürmede kalp hastalıkları için kullanılan ilaçlar kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı. Yapılan denemede hapın ayrıca kanda bulunan trigliserit adlı yağın seviyesini düşürmeye ve bu sayede kalp krizi ve felç riskini de azaltmaya yardımcı olduğu belirlendi.

İki gruba ayrılan deneklerden normal tansiyon düşürme hapı kullanan deneklerin kan basınçlarında yüzde 13.7 oranında bir düşüş yaşanırken, zeytin yaprağı hapı kullananlarda da bu oran 11.5 olarak ölçüldü. Geçirilen kalp krizi ve felç rahatsızlıklarının yüzde 50’si yüksek kan basıncı sebebiyle oluyor.


2011 yılı hac başvuru tarihleri

2011 Yılı Hac Ön Kayıtları 25 Nisan 2011tarihinde başlayıp 6 Mayıs 2011 tarihinde bitecektir . Başvurular http://hac.diyanet.gov.tr adresinden online olabildiği gibi il veya ilçe müftülüklerine müracaat edilerekte yapılabilecektir.

Hac Kayıtları ile ilgili oluşturulan sayfadan çok daha geniş bilgiye erişebilirsiniz.

KURASIZ HAC İMKANI

Diyanet, 7 sene üst üste hacca müracaat eden herkesi kuraya dahil etmeden hacca götürecek. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bu yıl hacca gitmek için Diyanet İşleri Başkanlığına 7 senedir başvuranların kuraya katılmadan hacca götürüleceğini bildirdi. Görmez, yaptığı açıklamada, Hac hizmetleriyle ilgili yeni bir düzenleme yaptıklarını belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığının Hac organizasyonuna kayıtlı 800 bin vatandaşın bulunduğunu, bu yılki müracaatlarla bu sayının bir milyonu bulabileceğini tahmin ettiklerini anlatan Görmez, her yıl ortalama 100 bin kişinin hacca gitmek için kendilerine başvurduğunu söyledi. Kayıtlı olup da 5 yıl boyunca hacca gidemeyenlerin sayısının 205 bine ulaştığını dile getiren Görmez, vatandaşların da haklı olarak kura sistemini ‘haksızlık’ şeklinde değerlendirdiklerini ifade etti.

Görmez, şunları kaydetti: “Kura sistemiyle 5-6 sene müracaat etmiş bir vatandaş hacca gidemiyor ama nadir de olsa yanı başındaki komşusu en son müracaat edip kurada çıkabiliyor. Bunun tabii sebepleri var. Eğer biz müracaat sırasına göre hacca göndermeye kalkarsak o zaman da 10 sene haccı tatil etmemiz gerekir. Yani 10 seneden fazla kimsenin müracaatını kabul etmememiz gerekir. Bu da toplumdaki o hac talebini ve heyecanını ortadan tamamen kaldırır. Onun için ilk kez bu sene şöyle bir sistem uygulamaya karar verdik; 7 sene üst üste hacca müracaat eden herkesi kuraya dahil etmeden hacca götüreceğiz. 6 sene üst üste müracaat edenler 36 defa kuradan ismini çekecek. 5 sene üst üste müracaat edenlerin 25, 4 sene üst üste müracaat edenlerin ise 16 kez kura çekme hakkı olacak.

Böylece bu yıl hacca gideceklerin neredeyse yüzde 90’ı birden fazla müracaat edenlerden oluşacak. Yüzde 10-15’i de yeni müracaatlar arasından çıkabilir. Bu da toplamdaki hac heyecanı ve talebini ortadan kaldırmamak içinbaşvurduğumuz bir yöntem. Yoksa 10 sene hac müracaatlarını kabul etmeyiptatil etmemiz gerekiyor. Herkes umudunu kesiyor. Bu da doğru değil.”

AVRUPA’DAKİ TÜRK VATANDAŞLARI DİYANET ÇATISI ALTINDA HAC YAPACAK

Hac kotasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Görmez, kotanın İslam Konferansı Örgütü’nün bir toplantısında alınmış bir karar olduğunu söyledi. Oranın binde 1 olarak belirlendiğini dile getiren Görmez, “Bütün Müslümanların hali vakti yerinde olsa ve bu kota uygulansa 15 milyon kişi yapar. Halbuki Kabe’nin, Arafat’ın, Müzdelife’nin alabileceği en fazla insan sayısı 5 milyondur. 5 milyon insanın üzerinde insan alamaz orası. İyi hazırlık yapılamamış yani” diyekonuştu.

Türkiye olarak her sene kotanın biraz üstünde insan sayısını hacca götürdüklerini anlatan Görmez, şöyle konuştu:

“2006’da 150 bine yakın vatandaş götürdük. Bu bizim kotamızın iki katı demektir. Bu sene Hac Bakanıyla bizim çok verimli bir görüşmemiz oldu. 2 ek talepte bulunduk. Bunlardan bir tanesi Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın bizimşemsiyemiz altında hacca gitmelerini sağlamak. Bunu kabul ettiler. Kotadandaha fazla hacı adayı götürme isteğimiz konusunda ise yetki kralda olduğu için kendilerine yazı yazmamızı istediler. Ancak her seneden daha olumlu cevapalacağımızı tahmin ediyorum.”

Hacca gidenlerin yaş ortalamasının son yıllarda 60’dan 51’e düştüğünü de dile getiren Görmez, “Önceden hep yaşlılar gidiyordu şimdi biraz daha genç insanlar müracaat ediyor. Bu sene 50’ye düşeceğini tahmin ediyorum” dedi.


%d blogcu bunu beğendi: