Blog Arşivleri

NASA’dan kıyamet açıklaması.

Maya takviminde sözü edilen dünyanın sonunun 21 Aralık’ta geleceği söylentilerine NASA açıklık getirdi…

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’dan, “Mayatakviminin sonu geldiği için bu yıl 21 Aralık’ta dünyanın da sonunun geleceği” gibi hurafelere inananları rahatlatacak, sevindirici bir haber geldi.NASA’da görevli gökbilimciler, 2012’de korkulacak hiçbir astronomik olayın olmayacağını açıkladı. Yapılan açıklamada, “21 Aralık’ta, yılın en uzun gecesinin yaşanacak olmasından başka özel bir durum olmayacak; hiçbir olumsuzluk beklenmiyor” denildi. Maya takviminin 144 bin gün sonra sona ermesinden yola çıkılarak ortaya atılan kıyametgünü teorileri arasında Dünya’ya bir gezegenin çarpması, güneş fırtınalarının Dünya’nın sonunu getirmesi veya kutupların kayarak yer değiştirmesi gibi teoriler yer alıyor.

Reklamlar

NASA şaşkın!

Güneş’in sıcaklığına ölümcül düzeyde yaklaşan kuyrukluyıldız hayrete düşürdü.

ABD’nin Ulusal Havacılık-Uzay Dairesi NASA‘nın astronomları Güneş‘in sıcaklığına ölümcül düzeyde yaklaşan kuyrukluyıldızın “tamamen erimekten” kurtulmasını büyük şaşkınlık içinde izledi.

“Lovejoy” adlı “kartopu” kuyrukluyıldızGüneş‘e milyonlarca dereceye varan mesafede 121 bin kilometre “çok yaklaştığı halde” eriyip yok olmadan Güneş‘in öteki yüzünde teleskoplarda göründü.

Gökbilim uzmanları, bunun, Lovejoykuyrukluyıldızının sanılandan çok daha büyük olmasından kayaklanmış olabileceğini belirttiler.

-Kısa tanım-

Evrenin sonsuz ilginç varlıklarındankuyrukluyıldızlar, az katı ve kararlı olan çekirdek, su buzu ve diğer donmuş gazlarla az miktarda kozmik toz ve diğer katı cisimlerden oluşuyor.

“Koma: diğer adıyla “yıldızsaçı”, çekirdekten buharlaşan su, karbondioksit ve diğer nötr gazların yoğun bulutu.

Kuyrukluyıldız özü ışık topu şeklinde görülüyor.

Hidrojen bulutu: Çok büyük (milyonlarca km) ancak son derece seyrek nötr hidrojen zarfı.

Toz kuyruk: 10 milyon km’yi aşan uzunlukta, çekirdekten kaçan gazlarla taşınan mikroskobik toz

zerrelerinden oluşmuş duman. Kuyrukluyıldızın, çıplak gözle görülebilen en belirgin özelliğini teşkil eder.

İyon kuyruk: Kuyrukluyıldızın, yüzlerce milyon km’ye varan uzunlukta, güneş rüzgarıyla reaksiyon

sonucu iyonize olmuş gazlardan oluşan plazma kuyruğu.”

AA

NASA: 2012’de ne olacak ?!

Kötü bir kehanet gibi rapor.

NASA’nın yeni ortaya çıkan raporu, ilk kez farklı bir felaketi öngörüyor ve olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması var.

Raporda, Güneş’te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyor. Bunun, Dünya’da yaratacağı etkiler ise “kötü bir kehanet” ya da bir korku filmi senaryosundan farksız…

Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya’daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.

NASA’nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’yle ortaklaşa hazırladığı raporda, Güneş’te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya’daki enerji ve iletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya’nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği kaydedidildi.

Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859’da yaşanan “Carrington Olayı” olduğu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın Kuzey Amerika, İskandinavya, Avrupa ve Çin üzerinde on yıllarca onarılamayacak tahribata yolaçabileceğini söylüyor.

Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya’da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri’ne dönüş yaşayacağı öngörülüyor. NASA’nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012…


Ay’ı hiç böyle görmediniz!

Ay’ın bugüne kadar pek çok açıdan fotoğrafını gördünüz; ancak bu kadarını eminiz görmediniz!

Lunar Reconniaissance Orbiter’ı kullanan NASA, Ay’ın yüzeyini gösteren en yüksek çözünürlüklü fotoğrafı ortaya çıkardı. Bugüne kadarki Ay fotoğraflarına nazaran en yüksek çözünürlüğe sahip bu topografik harita, Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki bir ekip tarafından oluşturuldu.

Fotoğrafa bakıldığında Ay’ın yüzeyindeki kraterler de dahil hemen her şekil çok rahat bir şekilde gözlemlenebiliyor. NASA, bu haritanın daha da iyileştirileceğini ifade ederken, mevcut haritadaki küçük boşlukların doldurulacağını da kaydetti.

Ay’ın yüksek çözünürlüklü bu fotoğrafına ulaşmak için resmin üzerine tıklamanız yeterli.

Çin’in Gobi Çölü’ndeki fotoğrafın sırrı çözüldü!

Çin’in Gobi Çölü’nde tanımlanamayan dev yapılar ortaya çıkmıştı. Ve sırları çözüldü…

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) araştırma teknisyeni ve görev planlamacısı olan Jonathan Hill, Çin’in Gobi Çölü’nde uydu fotoğraflarıyla ortaya çıkarılan devasa zikzaklı sembolün, Çin casus uydularının konumlandırılmasını ayarlamak için kullanıldığını belirtti.

NASA’nın Mars görevindeki kameraları yöneten ve aynı zamanda Arizona State Üniversitesi’nde akademisyen olan Hill, zikzak çizerek ilerleyen metalik şeritlerin, “uydu konumlama hedefleri” olduğunu belirtti.

NASA uzmanı, “uydulardaki kameraların 1 ile 1.8 km uzunluğundaki şeritlere odaklanarak, uzaydaki konumlarını ayarladıklarını” ifade etti. Hill, yaptığı açıklamalarla, esrarengiz yapılarla ilgili uluslararası basında yer alan birçok iddiaya bilimsel açıklık getirdi.

Uluslararası basın, Gobi Çölü’nde ortaya çıkarılan esrarengiz yapılar arasında en çok zikzak halindeki şeritlere dikkat çekmiş ve bu şeritlerin ABD’nin başkenti Washington D.C. ile en büyük kentlerinden New York’un sokak haritası olabileceği öne sürülmüştü. Ancak Hill, “Çin’in casus uydulara sahip olduğunun zaten bilindiğine” dikkat çekti ve bu uydular için ABD’de konumlama hedefleri inşa edildiğini söyledi.

“UYDULARIN KAMERASI ÇOK ZAYIF”

Hill, örnek olarak 1960’larda Arizona eyaletinde Corona casus uyduları için inşa edilen konumlama hedeflerini örnek verdi. NASA uzmanı, basında öne sürüldüğünün aksine, “zikzaklı yapının yansıtıcı yüzeye sahip metalden yapılmadığını” belirtti. Hill, şeritlerin aralarında boşluklar bulunduğunu ve yüzeylerinin çok iyi kaplanmadığını, hatta bir tür boya kullanıldığını ifade etti.

Şeritlerin genişliğinin 20 metre veya daha fazla olabileceğini belirten Hill, “konumlama yapmaya çalışan uyduların kameralarının şaşırtıcı derecede kötü bir çözünürlüğe sahip olduğuna” dikkat çekti.

“ASKERİ BÖLGEYE İŞARET EDİYOR”

Hill, merkezinde savaş uçaklarının bulunduğu ve dışa doğru genişleyen çember şeklindeki yapıya da değindi. Yapının, “dünyanın yörüngesindeki radar sistemleri için konumlama/test hedefi olarak kullanıldığını” söyleyen Hill, Çinlilerin yaptığı düşünülen testi şöyle açıkladı:

“Savaş uçaklarının etrafındaki alanı engebeli bir hale getirerek, radar sinyallerinin nereye kadar ulaşabildiğini görmek istiyorlar. Kısaca, uydulardan uçağa gönderilen ve geri yansıyan radar sinyallerinin, ne tür arazi ve şartlarda engellendiğini belirlemeye yönelik bir test.”

Hill, diğer ilginç yapıların ise “silah denemesi, yüksek irtifalı atmosfer çalışması, uzaydaki havanın gözlemlenmesi ve diğer amaçlar için inşa edilmiş olabileceğini” söyledi. NASA uzmanı, tüm bu yapıların birbirlerine yakın bir bölgede bulunduğuna dikkat çekerek, “bir askeri bölgeyi temsil ediyor olabilirler” dedi.


NASA felaketin tarihini verdi!

Google add index arama google Ahşap Küpeşte Yapımı. Beton, Masif ve Omurgalı Merdiven Kaplama Yer Döşeme Pergule Kamelya Basamak korkuluk yapımı tasarımı irtibat ali rıza ocakçı

NASA felaketin tarihini verdi!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dünya üzerindeki herşey devre dışı kalacak… Muazzam bir Güneş fırtınası Dünya’yı karanlığa gömecek mi?
GPS devre dışı kalacak, cep telefonları , TV’ler ve radyolar çalışmayacak, enerji kesintileri yaşanacak ve dünya genelinde tedarik zincirleri çökecek. Kredi kartları, ATM’ler işe yaramayacak. Hiçbir şey çalışmayacak, sessizlik, karanlık ve kaos hakim olacak.

Bunlar bilimkurgu filmine ait kabus senaryosuna benziyor. Ancak bu senaryo bir filme ait değil.

Alman Bild gazetesinde yayınlanan habere göre, NASA’nın yeni uyarı raporuna göre dev bir güneş fırtınasının potansiyel sonuçları. Güneş’in çok sıcak iç kesiminde harekete geçen plazma dış katmandaki manyetik alanlarda sürekli bir değişime yol açacak. Bu da güneş fırtınaları olarak bilinen, radyasyon yayan ve uzaya yüklü partiküller saçan şiddetli patlamalara yol açacak. Bunun sonucunda uzay istasyonları ve uydular ciddi anlamda etkilenecek.

Güneş’te devasa bir patlama 1-2 Eylül 1859’da devasa bir fırtınaya yol açmış, bu fırtına Dünya’yı da büyük ölçüde etkilemişti. Birkaç saat içinde hem ABD’de hem da Avrupa’da telgraflar çalışmamış, sayısız yangın çıkmıştı. Kuzey Kutbu yakınlarında Güneş’le bağlantılı bir olay olarak doğal fenomen olarak görülen Kuzey Işıkları Roma, Havana, Hawaii gibi güney bölgelerde bile görülmüştü. Bir sonraki solar faaliyetin 2013’te başlayacağı belirtiliyor.

NASA’nın Heliofizik Bölümü’nün başkanı Richard Fischer, “Güneş derin bir uykudan uyanıyor ve birkaç yıl içinde daha fazla solar aktivite bekliyoruz. Aynı zamanda bizim teknolojik çevremiz güneş fırtınalarına karşı benzersiz bir hassasiyet geliştirdi. Bu iki sorunun kesişimini tartışmak üzere toplanıyoruz” diyor.

Tartışma Washington’da uzmanların bir araya geldiği dünkü toplantıda gerçekleştirildi. İki yıl önce Ulusal Bilimler Akademisi, problemi ‘Şiddetli Uzay Hava Olayları – Toplumsal ve Ekonomik Etkileri’ başlığı altında bir raporda sorunu ortaya koymuştu. Modern toplumun teknolojiye olan ağır bağımlılığı raporun düğüm noktasını oluşturuyordu.

Büyük bir güneş fırtınasının günlük hayatta elimiz kolumuz haline gelen sistemleri etkileyeceği belirtiliyor. Hava ulaşımı, GPS navigasyonu, finans hizmetleri ve acil telsiz iletişimleri yoğun solar faaliyet durumunda çökebilecek.

Büyük bir Güneş fırtınası Ağustos 2005’te ABD’nin güneydoğusunu vuran ve 1800 kişinin öldüğü Katrina Kasırgası’ndan 20 kat daha fazla zarar yol açabilir. Fırtınanın geldiğinin bilinmesi halinde fazla zarardan kaçınılabilir.

Uydular ‘güvenli modda’ tutulabilir ve transformatörlerin bağlantıları kesilebilir ve aletler zararlı elektrik akımı artışından korunabilir. Fırtınanın gelişinin önceden tahminin ise uzaydaki hava ulaylarının takibinin daha da gelişmesi halinde gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Toplam Ziyaretçi SayasıKimler Çevrimiçi

%d blogcu bunu beğendi: