Blog Arşivleri

Türkiye’de yüz nakli için geri sayım

Dünyada ilk kez 2005 yılında Fransa’da bir kadına yapılan yüz nakli için Türkiye’de de geri sayım başladı.

Sağlık Bakanlığı; GATAHacettepe, Gazi ve Akdeniz üniversitelerine yüz ve saçlı deri nakli ruhsatı verdi. Başka bir merkeze ruhsat verilmediği taktirde Türkiye’de ilk yüz nakli bu merkezlere kayıtlı 8 hastadan birine yapılacak.

Mart ayında Kompozit Doku Nakli Merkezleri Yönergesi’ni yayımlayarak merkezlerin taşıması gereken şartları ve çalışmalarına dair usul ve esasları, 18 Kasım’da da bu nakillerle ilgili uygunluk kriterlerini belirleyen Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de ilk olacak yüz nakli için de 4 merkeze vize verdi.

Kasım ayında yüz ve saçlı deri nakli için ilk ruhsatı alan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinin ardından, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi de bakanlıktan onay aldı.

Kompozit Doku Nakli Merkezi faaliyet izni alan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ile GATA, aynı zamanda kol ve bacak ile bağırsak, Hacettepe ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ise kol ve bacak nakli de yapabilecek.

Sağlık Bakanlığı, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine de bağırsak nakli ruhsatı verdi.

“MERKEZLER HAZIR, BAĞIŞ BEKLENİYOR”
Sağlık Bakanlığından yüz nakli için ruhsat alan merkezlerden biri olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selahattin Özmen, merkezde yüz nakli bekleyen iki hasta bulunduğunu söyledi.

19 yaşında olan hastalardan birinin, küçük yaşta silahla yaralanma sonucu yüzünün büyük bölümünü kaybettiğini, 30 dolayında ameliyat geçirmesine rağmen eski haline dönemediğini anlatan Özmen, 22-23 yaşlarındaki diğer hastanın ise trafik kazası sonucu yüzü asfalta sürtüldüğü için tanınmayacak durumda olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Özmen, ”Bu hastalarımız büyük bir sosyal travma yaşıyor. Aileleri ile bile biraraya gelemiyor, uzun yıllardır toplumdan izole yaşıyor. Eğer organ bağışı olur da nakil imkanı doğarsa bu hastalarımızın hayatı kökünden değişecek” diye konuştu.

Yüz nakli için de böbrek, kalp ve karaciğer naklinde olduğu gibi verici bulunması gerektiğini anlatan Özmen, şu bilgiyi verdi:

”Bir merkezin kaç hastasının bulunduğu önemli değil. Önemli olan verici çıktığında yaş, doku ve cinsiyet bakımından en uygun hastanın bulunması. Bu bakımdan ilk nakli hangi merkezin yapacağı belli değil. Hastalarımız diğer organ yetmezliği olan kişiler gibi değil. Gayet sağlıklı kişiler. Verici çıkar çıkmaz her an ameliyata alabiliriz.”

Yüz nakli donörünün görünümü açısından da önlem alınacağını anlatan Özmen, cenaze sahiplerinin sıkıntı yaşamaması için vericinin yüzüne silikon protez yapılacağını söyledi.

“MALİYET HESABI YAPMAYIZ”
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Turanlı, böyle bir nakil imkanı doğduğunda maliyet hesabı yapmadan her türlü fedakarlığı göstereceklerini bildirdi.

İlk yüz nakli için verici bulunmasının önemli olduğuna dikkati çeken Turanlı, ”Hastalarımız için donör çıktığında üstümüze düşen sorumluluk neyse yerine getiririz. Ancak yaşadığımız en büyük sorun verici çıkmaması” dedi.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan da tıp fakültesinin altyapısının bu tür nakiller için uygun olduğunu, üniversite yönetimi olarak her türlü desteğe hazır olduklarını bildirdi.

ABD’de ilk yüz naklini yapan Prof. Dr. Maria Siemionow ile kompozit doku nakillerinin immünolojisiyle sıçanlar üzerinde çalışmalar yürüten Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Nazif Nasır da merkezde bir hastanın yüz nakli beklediğini söyledi.

Küçük yaşlarda geçirdiği kaza sonucu yüzünde yanık oluşan hastanın uzun yıllardır çeşitli sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Nasır, ”Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, plastik cerrahi konusunda en deneyimli merkezlerden biri. Böyle bir nakil için gerekli altyapı ve ekibe sahibiz” diye konuştu.

Alınan bilgiye göre, yüz nakli için aday GATA‘da bir, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde de 4 hasta bekliyor.

NAKİL İÇİN KONSEY KARARI
Kompozit Doku Nakli Merkezleri Yönergesi’ne göre, yüz ve saçlı deri, bağırsak, kol ve bacak ile nefes borusu nakillerini sadece Sağlık Bakanlığından ruhsatlı merkezler yapabilecek.

Sağlık Bakanlığı, bu nakillerin hangi hastalara yapılabileceğini belirlemek ve yapılan işlemleri takip etmek üzere Kompozit Doku Nakli Bilimsel Danışma Komisyonu ve Kompozit Doku Nakli Konseyi oluşturdu.

Alıcının çocuk olması ve endikasyon listesine göre karar verilmesi mümkün olamayan diğer istisnai vakalar için bakanlığa başvurulduğunda, vakayı değerlendirme görevi bulunan komisyon, konsey kararı ile yapılan nakilleri de inceleyecek.

Her kompozit doku nakli merkezi bulunan hastanede, bir de Kompozit Doku Nakli Konseyi kurulacak.

Bu konseyde, birer psikiyatr ve sosyal hizmet uzmanı, nakil konusunda deneyimli iki cerrah (birisikompozit doku naklini gerçekleştirecek ekip dışından olmak üzere), anestezi ve reanimasyon uzmanı, iç hastalıkları uzmanı (alıcı çocuk ise çocuk hastalıkları uzmanı), immünoloji uzmanı, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ve tıp etiği uzmanı bulunacak.

Konsey; her nakil öncesi, operasyonun endikasyon listesine uygun olup olmadığını, alıcının onayının usulüne uygun olarak alınıp alınmadığını ve yapılacak naklin sosyal ve etik açıdan uygun olup olmadığını değerlendirecek.

Kompozit doku nakli işlemi neticesinde alıcının parmak izleri veya yüz görünümü gibi teşhis bilgileri değişirse hastane idaresince, nakil tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili valilik ve emniyet müdürlüğüne bu durum bildirilecek.

Beyin ölümü gerçekleşen bir hastadan nakil, ancak ailesinin izni alınarak yapılabilecek.

Bir kadavradan kompozit dokunun alınabilmesi için sağlığında imzaladığı veya donör ölümü sonrasında bağış yapmaya yetkili yakınlarının imzaladığı bağış formunda, kompozit dokuların bağışlandığı ayrı bir madde olarak belirtilecek.

Bu tür nakillerin yaşam kurtarıcı olmayan özelliği ve alıcının yaşam boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara ve buna bağlı komplikasyon ve yan etkilere maruz kalacağı göz önüne alınarak da bazı kurallar uygulanacak.

Nakil yapılmak istenen hasta veya yasal temsilcisi, işlem yapılmadan önce mekanik ve myoelektrik protez veya ortez gibi mevcut diğer alternatifleri kullanmış olmasına veya doku veya organ kaybının düzeltilmesine yönelik ameliyatlara rağmen tatmin olmadığını yazılı olarak beyan edecek.

Hasta veya yasal temsilcisi, ayrıntılı bir şekilde hazırlanan, operasyon sonrası ortaya çıkabilecek tüm psikolojik ve sosyal sorunların ve olası sağlık risklerinin yer aldığı bir onay formu imzalayacak.

Hasta veya yasal temsilcisine merkez tarafından bu konuda ayrıntılı bilgi de verilecek.

SOSYAL DIŞLANMA ŞARTI
Sağlık Bakanlığı Kompozit Doku Nakli Bilimsel Komisyonu tarafından hazırlanan rehbere göre ise yeni bir yüze kavuşmak, ancak sahip oldukları görünümden dolayı ağır sosyal uzaklaşma veya dışlanma yaşayan kişiler için mümkün olabilecek.

Bu tür nakillere ağır sosyal uzaklaşma veya dışlanmaya neden olan iyi huylu nedenlere bağlı cerrahi girişimler, yanık, travma ve kötü huylu nedenlere bağlı olmayan ağır yüz veya yüzle birlikte kafa derisinde belirgin şekil bozukluğu ve kalıcı biçimsel değişiklik hallerinde izin verilecek.

Yapılacak nakille en az ağız, burun ve göz kapağı bölgelerinden birinde fonksiyonel bir kazanım sağlanması amaçlanacak.

Hastada kararlılık, ameliyat sonrası için 2-4 yılı gözden çıkarma, 15-60 yaş arasında olma, başka bir hastalığı bulunmama, nakle neden olan olayın en az 6 ay önce meydana gelmesi, hastanın psikolojik ve mental durumunun uygun ve bağışıklık sistemini baskılayacak tedavi için elverişli olması koşulları da aranacak.

DÜNYADA İLK YÜZ NAKLİ FRANSA’DA YAPILDI
Dünyada ilk yüz nakli Fransa’da 2005 yılında yüzü bir köpek tarafından parçalanan 38 yaşındaki kadına yapıldı.

Fransa’nın kuzeyindeki Amiens kentindeki bir hastanede Dr. Jean-Michel Dubernard öncülüğünde yapılan ameliyatla kadın hastaya burun, dudak ve çene nakli gerçekleştirildi.

AA

Reklamlar

Sağlık Bakanlığı düğmeye bastı.

 

Sağlık Bakanlığı, tıbbi ürün olmadıkları halde ilaç gibi satılan 44 ürün hakkında toplatma kararı aldı. 

Türk Tabipler Birliği yaptığı açıklamada “Bu ilaçlar zehirleyebilir hatta öldürebilir. Kafanıza göre bunları kullanmayın” dedi.Sağlık Bakanlığı, kozmetik ürün gibi lanse edilen ürünleri eczanelerden toplatıyor. Türk Tabipler Birliği de (TTB) söz konusu ürünlerin insan sağlığını açık bir şekilde tehdit ettiğini belirterek, “Kullanılan ilaçlarla etkileşime geçerek tedaviyi olumsuz etkileyebilir. Hatta zehirlenmelere yol açarak ölümlere neden olabilir” uyarısında bulundu.

Bugün Gazetesi’nin haberine göre; Bunun üzerine il sağlık müdürlüklerine bağlı ekipler, başta eczaneler olmak üzere ıtriyat, market ve aktarlara giderek söz konusu ürünleri toplamaya başladı. Alınan bilgiye göre 1 bay içinde bu ilaçlar piyasada kalmayacak.

HİÇBİRİ İLAÇ DEĞİL

Bu kararı olumlu karşılayan Türk Tabipler Birliği vatandaşa bir dizi uyarıda bulundu. Birlik adına açıklama yapan TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Ersin Yarış, hiçbirinin ilaç niteliği taşımadığını belirtti. İlaç olmadıkları için de Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmediği ve ruhsatlandırılmadığına dikkat çeken Yarış, “Bu ürünler Sağlık açısından ciddi birer tehdittirler. Bu tür ürünlerin kullanılması ölümcül sonuçlar doğurabilir” dedi.

BİTKİSEL DEYİP GEÇMEYİN

Yarış sözlerine şöyle devam edin: “Bazı hastalar, tedavisini yarıda keserek olumsuz etkileri konusunda hiçbir şey bilinmeyen bu ticari ürünleri, kullanıyor. Bazılarıysa tedavilerine devam etmekle birlikte bu ürünleri de kullanmaktadır. Kullandıkları ilaçlarla bu ürünler arasında ciddi etkileşmeler olabileceği unutulmamalı. Bu etkileşmeler tedaviyi başarısız kılabildiği gibi ‘toksik’ yani olumsuz sonuçlar bile doğurabiliyor.”

Bilimsel bir çalışma yok

Türk Tabipler Birliği üyesi Prof. Dr. Ersin Yarış, söz konusu ürünlerin yararlı olduğuna dair hiçbir bilimsel çalışmanın bulunmadığını söyledi. Yarış, “Türkiye’de ilaç statüsündeki her madde Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmak zorunda. Vatandaş, Bakanlıkça ruhsatlandırılmayan hiçbir ürüne ilaç gözüyle bakmamalı, kuşkuyla bakmalı ve güvenmemeli” dedi.

Mutlaka hekime danışın

Bitkisel bir ilaç kullanmadan önce mutlaka hekime başvurulması gerektiğini söyleyen Prof Yarış, “Toplum sağlığı açısından ciddi sakıncaları bulunan bu ürünleri kullanmadan önce doktorunuza sorun. En önemli adım bu. Yanıltıcı reklamlara kanarak hem sağlığından hem cebindeki paradan olmayın.”

İŞTE TOPLATILACAK 44 ÜRÜN

Orjin rahatlatıcı krem, Radian masaj kremi, Linen migren kremi Devall, Awe Cemre, Deva ağrı kesici, Ozon masaj kremi, Nival krem, Sinoz krem, Hoga ağrı kesici krem, Sevva Naturel, Sevva krem, Dermomineral krem, Joint-X jel, Smart Naturel krem, Hoga Plus, Dermana Aromaterapik krem, Atrilisse krem, Sinoz ağrı eksici krem, Deva ağrı kesici krem, Nival masaj yağı, Ozon masaj yağı, Dr. Shiffa migren kremi, Devall Krem, Deva ozon özlü bitkisel ağrı kesici krem, Dermo mineral ağrı kesici, MyOmega PMS Cream, Boswellia Serrata masaj jeli, Valerian masaj kremi, Omega masaj kremi, Arzen masaj kremi, Salvosano krem, Sunflower krem, Dermomed krem, Ekromin ağrı kesici krem, Derman ağrı kesici krem, Rovak ağrı kremi, CM C’est Moi krem, Naturix krem, Bionce ağrı ve romatizma kremi, Talia krem, Bağdagül Mecitefendi kremi, Karden ağrı giderici yağlar, SD masaj yağı kas rahatlatıcı.

Bakanlık bu ürünü piyasadan toplatıyor.

Sağlık Bakanlığı, ”kozmetik” olduğu yönünde bildirimi yapılan Orjinmarkalı ürünü, çeşitli rahatsızlıklarıtedavi etme iddiasıyla piyasaya arz edildiği gerekçesiyle toplatma kararı aldı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, PiyasaGözetimi ve Denetimi faaliyetlerinde ”Orjin”markalı ”rahatlatıcı masaj ve bacak bakımı” adlıürünlerin eklem ve kas figürü ile çeşitli endikasyonlarla (ağrı, romatizma, kılcal damarlardaki kan dolaşımının rahatlaması, baş ağrısı ve auralı migrenler, boyun tutulmaları, kireçlenme ve menisküs, kas ağrıları ve bunun gibi rahatsızlıkları tedavi etme iddiasıyla)piyasaya arz edildiğinin saptandığı bildirildi.

Sözkonusu ürünün bildiriminin ”kozmetik” olduğu beyan edilerek yapıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

”Kozmetik ürünler yukarıda sayılan etkileri gösteremezler. Bu etkiler ruhsatlıilaçlardan beklenebilecek etkilerdir ve adı geçen ürün Bakanlığımızcaruhsatlandırılmış olan bir ilaç değildir.

Bu isimli ürünlerin piyasadan toplanması işlemleri Bakanlığımızca başlatılmıştır.

Muhtelif televizyon, radyo kanalları ve internet sitelerinde reklamı yapılmak suretiyle tedavi ettiği veya tedaviye yardımcı olduğu iddia edilerek piyasaya arz edilen ürünlere itibar edilmemesi ve rahatsızlıkları olan kişilerin öncelikle bir hekime başvurmaları halk sağlığının yararına olacaktır.”

AA

Aile Hekimliği Nedir? | Amacı Nedir? Neden Önemlidir? Dünyada Aile Hekimliği Uygulamaları Nasıl Yapılmaktadır

Aile hekimliği, bir tıp disiplinidir. Diğer tıp branşları gibi kendine özgü bir eğitimi, uygulaması ve araştırma konuları bulunan, dahili tıp bilimleri içinde değerlendirilebilinen klinik bir branştır. Aile Hekimi Sorgulaması

Aile Hekimliği, çocuk, genç ve yaşlı tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri sunan bir tıp uzmanlık dalıdır. Aile Hekimleri, İç Hastalıkları, Kadın Hastalıkları – Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Psikiyatri branşlarında belirli sürelerde rotasyon yaparak temel hastalıkların önlenmesi ve tedavisindeki bilgileri edinirken aile Bu yazının geri kalanını okuyun

%d blogcu bunu beğendi: