Blog Arşivleri

Elektrikli oto 123 yıl önce Osmanlı’da vardı

Türkiye bu yıl çevre dostu, hıztutkunu ve yakıt tasarrufu sağlayan ilk elektrikli araçları kullanmaya hazırlanıyor. Oysa 123 yıl önce Yıldız Sarayı’nda teker döndürmüşlerdi..

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, çevre dostu otomobil üretiminin dünyanın gündeminde olduğunu belirterek, ”Ülkemizde çevre dostu elektrikli otomobiller 123 yıl önce Yıldız Sarayı’nda ilk kez kullanılmıştı.

Osmanlı belgeleri ilk elektrikli arabayı ülkemize getirenin II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koymaktadır. 1888 yılında II. Abdülhamid, İngiltere’den ilk elektrikli arabayı sipariş etti.” dedi.

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) 26’ncı Olağan Genel Kurulu’na katılarak açılış konuşması yapan Yazıcı, denizyoluyla İstanbul’a getirilen ilk aracındeneme sürüşünü de dönemin Maliye Bakanı’nın yaptığını aktardı.

Yazıcı’nın verdiği bilgiye göre Abdülhamid Han da arabayı Yıldız Sarayı’nda bizzat kendisi denedi. Sultanın elektrikli arabayla küçük bir kaza yaptığı da rivayetler arasında.

Yazıcı, otomotiv sektörünü, dünyanın her yerinde yüksek katma değer oluşturan bir sektör olarak tanımladı. Yazıcı, Türkiye’de yıllarca otomobilin zenginliğin bir göstergesi olduğunu ifade ederek, bugün ise otomobilin artık bir ihtiyaçkonumunda bulunduğunu söyledi.

Otomobilin artık orta gelir grubunun sahip olduğu bir araç olduğuna değinen Yazıcı, 2002’de bin kişiye 65 araç düşerken 2011 sonunda bin kişiye 141 araçdüştüğünü, 10 yılda yüzde 100’ün üzerinde bir artış gerçekleştiğini kaydetti.

Otomotiv sektörünün son iki yıldır dış ticaret açığı verdiğini anımsatan Yazıcı, bu durumun otomotiv sektörünün üretiminde ithal girdi oranının oldukça yüksek olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Bundan tam 123 yıl önce elektirkli arabanın direksiyonunda olan isim de aracı İngiltere’den sipariş eden de SULTAN II. ABDÜLHAMİD’di..!!

Türkiye, bu sene içinde çevre dostu, hız tutkunu ve yakıt tasarrufu sağlayan ilk elektrikli araçları kullanmaya hazırlanıyor, oysa bu otomobiller bundan 123 yıl önce Yıldız Sarayı’nda teker döndürdü bile. Direksiyondaki isim de aracı İngiltere’den sipariş eden II. Abdülhamid Han.

İlk elektrikli arabalardan biri 1837’de İngiliz Robert Davidson’un ürettiği otomobildi. Sultan Abdülhamid Han’ın bu aracı sipariş ettiği sanılıyor.

Gerekli altyapının oluşması ve yeterli şarj istasyonuna ulaşılmasıyla birlikte ilk elektrikli otomobiller, bu sene Eylül ayından itibaren Türkiye’de yollara çıkmaya başlayacak. Renault, Peugeot ve Mitsubishi arasında ‘Türkiye’de ilk aracı ben sunacağım’ yarışı yaşanırken, ilk elektrikli aracın bundan tam 123 yıl önce İstanbul’da teker döndürdüğü ortaya çıktı. Yani aslında ilk elektrikli otomobilin direksiyonuna 1888 yılında Sultan II. Abdülhamid Han geçti, üstelik test sürüşü sırasında bir de küçük bir kaza atlattı.

BAŞBAKAN BİNİNCE ARAŞTIRDI

Sultan II. Abdülhamid Han’ın hayatıyla ilgili bir çalışma hazırlayan gazeteci-yazar Hakan Yılmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen sene (25 Aralık 2010) Başbakanlık Resmi Konutu bahçesinde Türkiye’nin ilk elektrik motorlu seri üretim otomobili olan Renault Fluence Z.E’yi kullanmasıyla bu otomobillerin dünya tarih sahnesine çıkışını merak etti. Araştırması sırasında araçların ilk kez Avrupa’da ve Sultan II. Abdülhamid Han zamanında ortaya çıktığı bulgusuna ulaşan Yılmaz, dönemindeki teknolojik gelişmelere yabancı kalmayan ufku geniş padişahın bu buluşa da duyarsız kalamayacağını düşündü. Bunun için Osmanlı arşivlerine başvuran Yılmaz, Sultan II. Abdülhamid Han’ın Avrupa’dan elektrikli araba siparişi verdiğine dair belgelere ulaştı..!

PADİŞAH İLK SİPARİŞİ VERDİ

Türkiye 135 km hıza ulaşabilen, çevre dostu, sessiz, düşük arıza ihtimalli, en yüksek yakıt desteği sağlayan ilk elektrikli otomobilin heyecanını yaşarken, Osmanlı belgeleri aslında ilk elektrikli arabayı ülkeye getirenin Sultan II. Abdülhamid Han olduğunu ortaya koydu. 1888 yılında Londra Elçiliği’ne emir veren padişah, İngiltere’den ilk elektrikli arabayı sipariş etti. Deniz yoluyla İstanbul’a getirilen ilk aracın deneme sürüşünü de dönemin Maliye Bakanı yaptı. Sultan Abdülhamid Han da arabayı Yıldız Sarayı’nda bizzat kendisi denedi. Sultan’ın elektrikli arabayla küçük bir kaza yaptığı da rivayetler arasında.

HALK ARAÇLARDAN KORKUYORDU

Sultan, sayıları az da olsa otomobillerin yurt içine sokulmasında herhangi bir sakınca görmese de dönemin yolları araçların kullanımına pek de hazır değildi. Özellikle Ocak 1904’te İstanbul’daki Alman Konsolosluğu’nda çalışan bir memurun Almanya’dan elektrikli otomobil getirmeye çalışması ortalığı birbirine kattı. Beyoğlu Mutasarrıflığı’na gelen talep Zaptiye Nazırlığı’na iletildi. Ancak nazırlığın net bir yanıtı yoktu; çünkü o güne kadar gönüllü olarak izin verilmeyen bu araçlara müsaade edilmesi halinde bunun yabancılardan gelecek benzer taleplere kapı açmasından endişe ediliyordu. Alman Sefareti’ne gönülsüzce verilen iznin ardından bir yıl sonra bu kez de İzmir’deki Fransız Konsolosluğu, Marsilya’dan 3 adet araç istetti. Ancak bu talebe tek bir şartla olumlu yaklaşıldı:

‘Bu araçlar şehir ve kasaba dışında kullanılacak.’ Çünkü klasik at arabalarına alışmış, daha önce böyle bir taşıtla tanışmamış olan halk, önlerine hızla çıkan bu otomobilleri görünce büyük bir şaşkınlık ve korku yaşıyor, bu da sıklıkla kazaların yaşanmasına yol açıyordu.

MÜHENDİSLERE OSMANLI NİŞANI

Teknoloji alanındaki her türlü gelişmeyi destekleyen Sultan II. Abdülhamid Han, elektrikli arabaları geliştiren şirketleri mükâfatlandırmayı da ihmal etmedi. Sultan, Aralık 1900’de Almanya Achen’deki bir otomobil fabrikasında çalışan mühendislerden Mösyö Herman Blum’e 5. rütbeden Mecidi Nişanı ile 1 yıl sonra Aix-la-Chapelle Otomobil Fabrikası Müdürü Mösyö Ashof’a 4. rütbeden Osmanlı Nişanı verilmesini emretti.

İşte o tarihi yazışmalar

Londra Sefareti’nin (Elçilik) 12 Mayıs 1888 tarihinde Osmanlı Devleti’ne cevaben yazdığı mektupta (ilk belge) şu ifadelere yer veriliyor:

‘Padişah için sipariş edilen ve önceden denemesi yapılmış olan elektrikli arabanın on beş- yirmi gün önce deniz yoluyla İstanbul’a gönderildiği… Yine önceden denemesi yapılmış elektrikli sandal tadîlâtının henüz bitirildiği ve tarafımdan da ikinci kez denemesinin yapıldığı… Hareketinden kaynaklı olarak çarkından çıkan sesin ise, zaman geçtikçe makinelerin kullanımıyla kaybolacağının düşünüldüğünün imâlâtçısı tarafından bildirildiği… Bu durumların iletilmesinde acele edildi. Bu konuda emir ve ferman padişahımızındır.’

DURUM PADİŞAHA İLETİLİYOR

Londra Elçisi’nin yazısı üzerine Maliye Bakanı, durumu Sultan II. Abdülhamid Han’a ‘Hazîne-i Hâssa-ı Şâhâne’ başlıklı bir yazıyla (ikinci belge) şu şekilde iletiyor:

‘Padişah için sipariş edilen ve önceden denemesi yapılmış olan elektrikli arabanın on beş-yirmi gün önce deniz yoluyla İstanbul’a gönderildiği… Yine önceden denemesi yapılan elektrikli sandalın ise tadîlâtının henüz yapıldığı… Tarafımdan da ikinci kez denemesinin yapıldığı?. Bu hususun Londra Sefareti’nden gelen ve ekte sunulan 12 Mayıs 1305 tarih ve on dört numaralı yazıda gösterilmiş olduğu arz olunur. Bu konuda emir ve ferman padişahımızındır.’ (5 Şevval 1306 / 22 Mayıs 1305 (1888-1889) Hazîne-i Hâssa Nâzırı.

Reklamlar

Katlanabilir elektrikli otomobil yollarda! (Resimli)

İki kişilik katlanabilir elektrikli otomobiller Avrupa’da yollara çıktı. Tam şarj edildiğinde 100 kilometre yol alabilen küçük araçlar, standart bir otomobilen park ettiği alanın üçte birini kaplıyor.

“Hiriko” adı verilen otomobil, 4 adet tekerlek içi elektrikli motor ile çalışıyor. Katlanabilir tasarımı sayesinde otomobil kalabalık şehir caddelerinde en dar alanlara bile rahatlıkla park edilebiliyor.

MIT Medya Laboratuarı’nda görevli araştırmacılar tarafından oluşturulan elektrikli CityCar konseptinden geliştirilen otomobiller, İspanya’nın Bask bölgesindeki otomotiv şirketleri birliği tarafından ticarileştirildi.

Otomobilde geleneksel konumlu motor, karmaşık vites kutuları ve benzin deposu bulunmuyor, elektrikli motorlar tekerleklerin içine yerleştirilmiş. Bu sayede aracın arka tarafı kolay bir şekilde şasenin altına katlanabiliyor. Hiriko, katlandığında standart bir arabanın park ettiği yerin üçte biri kadar yer kaplıyor.

Otomobil bir kez şarj edildiğinde 100 kilometre mesafe kat edebiliyor. Yakıt tasarrufu sağlayan bu araçların çevreyi de koruduğunu söyleyen uzmanlar, ticari üretime önümüzdeki yıl İspanya’da başlanacağı belirttiler. 12 bin 500 Euro mal olacak otomobillerin daha çok otomobil kiralama sistemi ile kullanılabileceği kaydedildi.
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim
elektrikli otomobil,Hiriko,teknoloji,bilim

Yerli otomobil 2012’de trafikte!

Prototip üretimi yapılan yerli otomobilOscar ElectriCity 2012 yılında trafiğe çıkacak. Prototipi üretilen ve 90 kilometre hız yapabilen aracın menzili ise…

Ankara’nın Akyurt İlçesinde faaliyette bulunan Oscar Makina, endüstriyel alanda kullanılmak üzere ürettikleri elektrikli araçların ardından, prototip üretimini yaptıkları Oscar City modeliyle2012 yılında trafiğe çıkacak.

Elektrikli otomobil ve yerli otomobil üretimikonusuna Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) de dahil oldu. Ankara’nın Akyurt ilçesinde faaliyette bulunan Oskar Makine, 90 kilometre hız yapabilen ve 160 kilometre menzili olan elektirikli otomobil Oscar City’nin prototipini üretmeyi başardı.

Oskar Makinenin 1974 yılından bu yana inşaat makineleri ürettiğini belirten Genel Müdür Aydın Cömert, 1994 yılında Akyurt fabrikasını kurarak 5 ayrı dalda üretim yaptıklarını ve bunlardan birinin de elektrikli endüstriyel araçlar olduğunu söyledi.

Elektrikli endüstriyel araçlarından Koby modelinden ilk ihracatlarını geçtiğimiz hafta Mısır’a yaptıklarını ifade eden Cömert, hali hazırda alışveriş merkezlerine, hava limanlarına ve savunma sanayine elektrikli araçlar ürettiklerini ve bu deneyimlerini de arkalarına alarak elektrikli otomobil üretmeyi başardıklarını kaydederek, ”Türkiye’de Renault’tan sonra ilk yerli üretim elektrikli otomobili biz yaptık. Bu kadar büyük firmalar içerisinde biz herkesten bir adım daha ilerdeyiz” dedi.

Türkiye’nin gururu ANKA’yı çeken aracı da kendilerinin ürettiğinin altını çizen Cömert, sözlerine şöyle devam etti:

”Hepimizin gurur duyduğu yerli yapım ANKA insansız hava uçağını çeken aracı da yine biz ürettik. Bu da bizim için bir kıvanç kaynağıdır. Altı farklı modeldeelektrikli endüstriyel araçlar üretmekteyiz. Biz bunları yaparken elektrikli otomobilde üretmek istedik ve bunun için tüm üretim belgelerimizi aldık. Ayrıca dünyanın her yerinde bizim ürettiğimiz araçların geçerli olabilmesi için üretim lisansımızı da aldık.

Şu anda prototip üretimini yaptık, test sürüşlerimiz devam etmektedir. Şase olarak hazır ancak üst kısmının çizimleri bitti ve kalıpları hazırlanıyor. Şu anda sadece çarpışma testi kaldı. O da Türkiye’de yapılamıyor. Bunu biz Ortadoğu Teknik Üniversitesinde sanal ortamda yapacağız. İnşallah 2012 yılında prototipin son halini trafiğe çıkararak piyasaya tanıtacağız.”

Maliyet hesabı yapıldıktan sonra Oscar City modelinin 2012 yılında piyasayatanıtılacağını kaydeden Cömert, ”Bu tip üretimlerde sipariş usulüyle çalışılmaktadır. Biz 20’li, 50’li gruplar halinde siparişler alarak üretime başlayacağız” şeklinde konuştu.

Oscar City modelinin mimarlarından biri olan Can Cüneyt Aşıklar ise, otomobilinsaatte 90 kilometre hız yaptığını ve 160 kilometre menzili bulunduğunu söyledi. Hafif olması nedeniyle kaporta kısmının tamamen karbon fiberden olacağını vurgulayan Aşıklar, ”Modelimizin ismi Oscar City ve 72 volt DC motor ile çalışan yaklaşık 160 kilometre menzile sahip bir otomobil. Maksimum hızı 90 kilometreye sabitleyeceğimiz bir model.

Tamamen yollarda gördüğümüz otomobillerle aynı sisteme sahiptir. Ev elektriği ile yaklaşık 8 saat şarjla toplam menzili kat edebiliyor. Gerektiği zaman yolda kalma gibi durumlarda da hızlı şarj ünitesiyle yaklaşık 30 dakikada yüzde 80 gibi bir dolulukta şarj edilebiliyor. İlk modelimiz iki kişilik ve konsept bir araç olacak, ilerleyen zamanlarda bunun 4 kişiliğini de düşünmekteyiz” dedi. Aşıklar, fiyatın12 bin ila 15 bin dolar arasında olacağını sözlerine ekledi.
AA

Koşuyor, zıplıyor, işaret diliyle konuşuyor!

İnsansı robot üretme çabalarını 1986 yılından beri sürdüren Honda mühendislerinin geliştirdiği ‘ASIMO’ isimli robotun son versiyonu, Honda’nın Tokyo’da bulunan ARGE merkezinde basına tanıtıldı.

İnsanlara yardımcı olması için tasarlanan ASIMO, yeni özellikleriyle büyük ilgi gördü. İnsanlarla konuşabilen, yüzlerini tanıyabilen ASIMO, aynı anda üç ayrı sesi birbirinden ayırarak cevap verebiliyor. Ellerini rahatlıkla kullanabilen ASIMO,  yuvarlak cisimleri kavrayabiliyor, bardakları birbirine boşaltabiliyor. Hareketlere tepki veren ASIMO’nun en önemli özelliklerinden biri de işaret diliyle konuşarak işitme engellilerle iletişim kurabilmesi.

Ağırlığı 48 kilogram boyu 1 metre 30 santim olan ASIMO, yürürken önüne çıkan engellerde yolunu değiştirebiliyor, ileri, geri ve yanlara seri bir şekilde ilerleyebiliyor. Merdiven de çıkabilen ASIMO, olduğu yerde kendi etrafında da rahatlıkla dönebiliyor.

Dünyanın en gelişmiş insansı robotu olarak değerlendirilen ASIMO, şimdi artık olduğu yerde dengesini kaybetmeden seri şekilde zıplayabiliyor. Ayrıca futbol topuyla oynayabilen ASIMO, büyük bir ustalıkla şut da atabiliyor.

Şu anda satışı düşünülmeyen ASIMO’nun Honda tarafından belirlenecek evlerde aileler tarafından deneme amaçlı kullanılması planlanıyor.

ASIMO’nun yapılacak bu denemelerde başarılı olması halinde gelecek dönemde seri üretimine geçilerek piyasaya çıkarılması hedefleniyor.

Honda firması ASIMO’nun yanı sıra Fukuşima Nükleer Santralında yaşanan felaket gibi durumlarda kullanmak amacıyla çok fonksiyonlu robot kol üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Böylece bu tür felaketlerde insanların girmesinin riskli olduğu bölgelere bu robot kol yardımıyla ulaşılabilmesi hedefleniyor.

Elektrikli otomobillerin üretimine ağırlık veren Honda, güneş enerjisiyle çalışan yakıt istasyonları da üretti. Üst kısmı tamamen güneş enerji panelleriyle kaplı istasyonlarda üretilen elektrik, oluşturulan şarj sistemiyle otomobillere aktarılabiliyor.

Elektronik kartla giriş yapılan sistem sayesinde yaklaşık yarım saat içerisinde otomobillerin aküleri doldurulabiliyor.


%d blogcu bunu beğendi: