Blog Arşivleri

Cep’te kampanya rekabeti kızıştı.

Numara taşıyan abone 40 milyona dayandı.

Cep telefonu şirketlerinin kampanya rekabeti, cep telefonu numarasını taşıyanların sayısını 40 milyona dayandırdı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre, numara taşımauygulamasıyla birlikte operatörlerini değiştirenlerin sayısı 39 milyon 145 bin 952 oldu. Bu rakamla Avrupa birincisi olan Türkiye’deki cep telefonuaboneleri, 10 milyona yakın ‘yüzer gezer’ aboneyle de zirveye oturdu. Yüzer gezerler 3 GSM şirketi arasında sürekli dolaşan kişilerden oluşuyor.

Türkiye’nin nüfusu 75 milyona dayanırken, cep telefonu abone sayısı 65 milyonun üzerinde seyrediyor. Turkcell, Vodafone ve Aveaoperatörleri arasındaki abone kapma yarışı ise tüm hızıyla devam ediyor. Bu rekabet 3 yıl gibi kısa sürede 40 milyona yakın cep telefonu kullanıcısınınoperatör değiştirmemesini beraberinde getirdi. Bedava dakika, bedava kısa mesajın yanı sıra 3G internet kullanımı hediyeleriyle müşteri alma yarışı yapan şirketler arasındaki rekabet, tüketiciye ucuz konuşma olarak yansıyor. 5 yıl öncesine kadar cep telefonu kullanıcılarının yüzde 60 daha ucuz konuştuğunu belirten mobil iletişim uzmanları, her 5cep telefonu abonesinden 3?ünün operatörünü değiştirdiğine dikkat çekiyor. Buna karşın, numarasını değiştiren 23 milyona yakın abone ise gittiği operatörden memnun kaldı.

10 MİLYONA YAKIN ABONE YÜZER GEZER
Uzmanların verdiği bilgiye göre, günde 20-25 bin abone numarasını taşıyor. Abonelerin cep telefonu numarasının hiçbir rakamını değiştirmeden operatörü değiştirmesini sağlayan numara taşıma, 9 Kasım 2008?de hayata geçti. Numara taşımada Avrupa ortalaması yüzde 8, dünya ortalaması yüzde 10 iken, Türkiye yüzde 50 ile istatistikleri altüst etti. BTK, yaşanan suistimalin önüne geçmek için, numarasını başka operatöre taşıyan abonenin, 3 ay geçmeden başka bir operatöre geçmesini yasakladı. Bu uygulama da numara taşımanın hızını azaltmadı. Yaklaşık 10 milyon kişi gittiği hiçbir yerde aradığını bulamayıp numarası aynı kalmak kaydıyla operatör operatör dolaşıyor. Bunlar arasında GSM şirketini 5 defadan fazla değiştirenler bile var. Yaklaşık 10 milyon abonenin sürekli yer değiştirmesinin başında, cep telefonu operatörlerinin numarasını taşıyanlara yönelik cazip tarife ve kampanyaları etkili oluyor. Operatörler, numarasını taşıyan aboneye 3 ay veya 6 ay boyunca binlerce dakika bedava konuşma imkânı sunuyor. Vatandaş da bedava süreyi kullandıktan sonra, bir başka operatöre geçiş yaparak yine bedava konuşma imkânına kavuşuyor.

161 BİN 148 EV VE İŞ YERİ TELEFONU TAŞINDI
Sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulamasında da yer değiştirmeler hızla yaşanıyor. 10 Eylül 2009 tarihi itibariyle başlayan uygulama çerçevesinde 161 bin 148 ev ve iş yeri numarası değiştirildi. Vatandaşlar memnun kalmadıkları diğer şirketlere geçerek sabit telefon şirketinden vazgeçti.

Reklamlar

Mobil internet kullananlara müjde!

BTK’nın 3G alanındaki yeni çalışması kullanıcıyı mutlu edecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 3G‘ninkapsama alanının genişletilmesi ve kapalı alanlarda yaşanan bağlantı sorunlarının çözümü amacıyla yeni bir çalışma başlattı.

BTK‘nın, 2G GSM bantlarının 3G teknolojisinde de kullanılabilmesi için başlattığı çalışmayla cep telefonu ve 3G cihazlarıyla internete ulaşım kolaylaşacak.

Türkiye’de 2009 yılında başlayan 3G teknolojisi hızla yaygınlaşarak 25 milyon kullanıcıya ulaşmasına rağmen özellikle kapalı mekanlarda yaşanan kapsama sorunları kullanıcıların şikayetlerine yol açıyor.

BTK da 3G‘nin kapsama alanının genişletilmesi ve kapalı alanlarda yaşanan bağlantı sorunlarının çözümü amacıyla yeni bir çalışma başlattı.

BTK Başkanı Tayfun Acarer, yaptığı açıklamada, konuyu 2012 Yılı İş Planı;na aldıklarını belirterek,2G GSM bantlarının 3G teknolojisinde de kullanılabilmesi için çalışma yapacaklarını söyledi.

Bu çalışmayla 900 MHz bandın kullanılmasının 3G‘nin kapsama alanını genişleteceğini ifade eden Acarer, böylece kapalı alanda kapsama sıkıntısı yaşanan 3G’nin daha da güçleneceğini belirtti.

Bu çalışmayla operatörlerin daha az maliyetle daha fazla kapsama sağlarken, kullanıcıların da geniş kapsama alanı sayesinde 3G teknolojisinden daha fazla yararlanacağını vurgulayan Acarer, ”GSM teknolojisinde frekans yükseldikçe, bina içinde kapsama zorlaşıyor. Bu yeni uygulamayla ülke kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını, vatandaşlarımızın teknolojinin imkanlarından daha fazla istifade etmesini amaçlıyoruz” diye konuştu.

AA

Güvenli internete büyük talep!

BTK tarafından başlatılan güvenli internet paketine 1 haftada 45 bin kişi müracaat etti.

22 Kasım’da başlayan uygulama, vatandaşlara eve gelen internet içeriğinin seçilmesine imkân tanıyan bir paketsunuyor. İsteyen herkesin ayrıca bir ücret ödemeden abone olabileceği uygulama, çocukları ve gençleri internetin zararlı içeriklerinden korumayı hedefliyor. BTK, internet servis sağlayıcılarına, “güvenli internet” uygulamasından abonelerini haberdar etmeleri için mesajla bilgilendirme zorunluluğu getirdi.

Güvenli internet paketi çocuk ve aile olmak üzere iki ayrı profilden oluşuyor. Çocuk profilini seçen kullanıcılarsosyal paylaşım sitelerine, oyun sitelerine ve sohbet sitelerine giremiyor. Bu profilden sadece eğitim, ödev, bankacılık uygulamaları, alışveriş, müzik-oyun-eğlence, haber, e-posta, resmi ve kamu siteleri, tatil, özel şirketler, eğitim kurumları, e-devlet gibi pek çok farklı türden siteye erişilebiliyor. Aile profilini seçen kullanıcılar ise tercihe göre sosyal paylaşım sitelerine erişebiliyor. Ayrıca kumar, uyuşturucu, fuhuş, müstehcenlik, şiddet, terör, dolandırıcılık, zararlı yazılım gibi kategorilerdeki sitelere giriş engelleniyor. Aboneler istedikleri takdirde parola ve kullanıcı adı ile profiller arasında geçiş yapabiliyor.

BTK internet servis sağlayıcılarına, abonelerini “güvenli internet” uygulamasından haberdar etmesi için mesajla bilgilendirme zorunluluğu getirdi. BTK yetkilileri internetteki zararlı içeriklerden dolayı her gün binlerce şikâyet aldıklarını belirtiyor. Şikâyetler arasında küçük yaştaki çocuklarının müstehcen içerikli sitelere girmesini engellemek isteyen anne-babalar birinci sırada yer alıyor.

Güvenli internete geçmek için aranacak numaralar

TTNET aboneleri için 444 03 47

SUPERONLİNE aboneleri için 0 850 222 0 222

AVEA aboneleri için 444 1 500

TURKCELL aboneleri için 444 0 532

VODAFONE aboneleri için 444 0 542


İnternet abone sayısı 13 milyonu buldu!

Türkiye’de internet abone sayısı yaklaşık 13 milyon oldu.

Abonelerin 5 milyon 400 bini mobil, 450 bini kablonet, 6 milyon 940 bini ise ADSL ile internete bağlanıyor.

ADSL internet servis sağlayıcıların pazar paylarına bakıldığında, en büyük paya sahip işletmeci TTNet oldu.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca (BTK), açıklanan pazar verilerine göre, genişbant pazarında mobil internet, fiber ve kablo internet abone sayıları yüzde 16’yı geçti.

2003 yılında sadece 18 bin 604 genişbant internet abonesi, 8 yılda yaklaşık 690 kat artarak, yaklaşık 12,79 milyona ulaştı. Türkiye’deki toplam internet abone sayısı ise yüzde 16,1 artarak 12,86 milyon oldu. Abonelerin 5 milyon 400 bini mobil, 450 bini kablonet, 6 milyon 940 bini ise ADSL ile internete bağlanıyor.

2011 yılı üçüncü çeyrek itibariyle 15 bin 310 ISDN, 10 bin 749 uydu, 9 bin 19 PLC ile internet hizmeti alan abone bulunurken, 69 binden fazla çevirmeli bağlantı yapan abone bulunuyor.

İSS’lerin geliri 859 milyon lira

Bu yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık yüzde 0,8 oranında artan xDSL abone sayısı, 6,8 milyona yaklaştı. ADSL teknolojisinin xDSL teknolojisindeki pazar payı ise yüzde 99,8 seviyesinde. İnternet servis sağlayıcıların kendi aralarındaki pazar paylarına bakıldığında, (Kablo internet ve mobil internet hariç) en büyük paya sahip işletmeci TTNet olup, onu Superonline, Doğan Telekom, Koç.Net ve Türknet izliyor.

60’a yakın işletmecinin aktif olarak hizmet verdiği İnternet Servis Sağlayıcılığı (İSS) alanında bu yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 859 milyon lira gelir elde edildi.

İnternet Servis Sağlayıcıların pazar payları

İŞLETMECİ %
TTNet 86,37
Superonline (Tellcom) 4,62
Doğan Telekom 3,43
Koç.Net 2,02
Türknet 1,67
Millenicom 1,38
Metronet 0,13
İşnet 0,06
Radore Hosting 0,05
Global İletişim 0,01
Diğer 0,28

Genişbant abonelerinin yüzde 91’i xDSL kullanıyor

Türkiye’de genişbant abonelerinin yüzde 91’i xDSL teknolojisini kullanıyor. Temmuz 2010 tarihi itibariyle AB ülkelerinde ortalama yüzde 16 ile kablo internet bağlantısıtercih edilirken, Türkiye’de kablo internet hizmetinin genişbant içindeki payı bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 5’e çıktı.

3G hizmetleri sunan mobil işletmecilerden elde edilen verilere göre, mobil bilgisayardan ve cepten internet abone sayısındaki artış bir önceki döneme göre yaklaşık yüzde 47 oranında artarak, 5 milyon 324 bin 701’e ulaştı. Toplam mobil internet kullanım miktarı bir önceki döneme göre yaklaşık yüzde 33 oranında arttı.

Türkiye’deki sabit genişbant internet abonelerinin yaklaşık yüzde 80’i 8 Mbit/s hıza kadar olan bağlantıya sahip abonelik türünü tercih etti. 1 Mbit/s hızındaki genişbant internet abonelerin yüzdesi, 2011 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 10’a geriledi. 2 Mbit/s ve 4 Mbit/s hızlarındaki bağlantılar ile 8 Mbit/s’den daha hızlı olan bağlantıların oranlarının toplamı ise yüzde 9’a yaklaştı.

Sabit genişbant internet abonelerinin yaklaşık yüzde 95’ini bireysel, yüzde 5’ini ise kurumsal aboneler oluşturdu. Mobil cepten internet abonelerinin yüzde 41’i 0-5 Mb arasında yoğunlaşıyor.

İnternet abonelerinin yüzde 82’si 10 megabit hızla bağlandı

Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye’nin sabit genişbant internet aboneliklerinin hızlara göre dağılımına bakıldığında ise 2 ila 10 Mbit/sn arasındaki sabit genişbant aboneliğin AB ortalaması yüzde 58 iken bu oran Türkiye’de yüzde 82’ye çıktı. 10 Mbit/sn üzeri aboneliğin AB ortalaması yüzde 29 iken Türkiye’de yüzde 7’ye düştü.

Alternatif sabit genişbant işletmecileri, pazarda fiber ve kablo genişbantın etkisiyle TTNet’in pazar payındaki gerileme devam ederek yüzde 82,5’e indi. Kablo internet hizmeti sunan işletmecilerin pazar payı yüzde 5,5 olurken, fiberin pazar payı yüzde 3 oldu.

AB ülkelerinde genişbant hizmetlerinde yerleşik işletmecilerin ortalama payı yüzde 44 iken Türkiye’de yaklaşık yüzde 83 olarak gerçekleşti. İşletmecinin pazar payının en düşük olduğu ülke İngiltere ve Romanya iken, Türkiye’deki yerleşik işletmecinin pazar payındaki düşüş sürmesine rağmen AB ortalamasının hala çok üstünde yer alıyor.

Türkiye’de nüfusa göre sabit genişbant penetrasyon oranı yüzde 10,2 iken, AB ülkeleri penetrasyon ortalaması yüzde 25,6’dır. Mobil genişbant penetrasyon oranı Türkiye’de yüzde 7,2 iken AB ortalaması yüzde 6,1. AB ülkeleri arasında toplam penetrasyon oranı en yüksek ülke ise yüzde 51,6 ile Danimarka oldu.

Hanehalkı sayılarına göre hesaplanan sabit genişbant penetrasyon oranları karşılaştırıldığında, AB ülkeleri hanehalkı sabit penetrasyon ortalaması yüzde 61,4 iken Türkiye’de 2011 yılı üçüncü çeyreği itibariyle yaklaşık yüzde 40,5 olarak gerçekleşti.

veteknoloji

Güvenli internete ilk gün 1000 talep!

3 aylık test döneminin ardından uygulamaya konan ‘Güvenli internet’ hizmetine talep ilk gün yaklaşık 1000 aboneyi buldu.

Yeni uygulamaya ağırlıkta olarak çocuklarını internetin zararlı etkilerinden korumak isteyenlerin ilgi gösterdiği belirtildi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) başlattığı güvenli internet hizmetine ilk gün gelen talep binleri buldu. 3 aylık test döneminin ardından 22 Kasım’da uygulamaya konan ‘güvenli internet’ çocukların ve gençlerin internet üzerindeki bilgi kirliliğinden ve zararlı içeriklerden korunmaları amacıyla geliştirildi. Türkiye’de 11.5 milyon internet kullanıcısının, ücretsiz olan güvenli internetinden yararlanmak için internet servis sağlayıcılarına başvuruda bulunması gerekiyor. Talepte bulunmayanlar internetlerini varolan haliyle kullanmaya devam edecek.

Çocuğu olanlardan ilgi

İnternet servis sağlayıcıları bu hizmetten gerçekten yararlanmak isteyenlerin başvurduğunu açıklarken, çocuklarını internetin zararlı etkilerinden korumak isteyenlerin ilgi gösterdiğini ama kullanıcı rakamlarının uzun vadede milyonlara ulaşmasının beklenmediğini kaydetti. Güvenli internet konusunda yapılan düzenleme 28 Temmuz 2010 tarihinde yayımlanan tüketici hakları yönetmeliğinde yer alan bir maddeye dayanıyor.

Aile ve çocuk profili var

Güvenli internette aile ve çocuk profili olmak üzere iki profil bulunuyor. Bu profillerin özellikleri şöyle:

Çocuk Profili: Pedagoji, sosyoloji ve psikoloji alanlarında uzman akademisyenlerin bulunduğu bir komisyon tarafından belirlenen kriterlere uygun kategorilerdeki sitelere erişilebiliyor. Çocuk profili ile eğitim, ödev, bankacılık uygulamaları, alışveriş, müzik-oyun-eğlence, haber, e-posta, resmi ve kamu siteleri, tatil, özel şirketler, eğitim kurumları, e-devlet gibi pek çok farklı türden siteye erişilmesini sağlıyor.

Aile Profili: Kumar, uyuşturucu, fuhuş, müstehcenlik, şiddet, terör, dolandırıcılık, zararlı yazılım gibi kategorilerdeki siteleri engelleyen bir profil.

Çocuk profiline ek olarak kişisel sitelere, forum ve paylaşım sitelerine erişim sunuyor. Ayrıca sosyal medya, oyun ve sohbet kategorilerini ise ayrı ayrı seçme imkanı sunuyor.

veteknoloji

Güvenli internete başvurular tüm hızıyla devam ediyor!

BTK’dan edinilen bilgiye göre “Güvenli İnternet”in ilk günü 5-6 bin, ikinci günü de 4-5 bin olmak üzere toplam 10-11 bin abone güvenli interneti tercih etti.

Güvenli internet uygulaması ile ilgili 22 Ağustosta başlayan üç aylık test dönemi  sona erdi. İnternet kullanıcıları, bu tarihten itibaren güvenli internet hizmetini isteğe bağlı ve ücretsiz olarak kullanabilecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Güvenli internet hizmetinin, çocukların ve gençlerin internet üzerindeki bilgi kirliliğinden ve zararlı içeriklerden korunmaları amacıyla geliştirdiği bir proje olarak ortaya çıktı.

Düzenleme, internet kullanıcılarının BTK’ya ilettikleri talepler ve şikayetler dikkate alınarak yapıldı. BTK’nın işletmecilerle yapılan teknik çalışmalar sonucunda ”İnternet’in Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından belirlenerek yayımlanmıştı.

Bu esaslara göre, ”güvenli internet” ile ilgili 22 Ağustos’ta başlayan 3 aylık test süreci 22 Kasım Salı günü sona erecek ve Türkiye’de güvenli internet dönemi başlayacak. Salı gününden itibaren internet kullanıcıları güvenli interneti, isteğe bağlı ve ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Güvenli internet hizmetinin alt yapısı erişim sağlayıcılar tarafından oluşturuldu. Tamamen isteğe bağlı ve ücretsiz verilecek hizmeti, talep edecek abonelerin isteklerini internet servis sağlayıcılarına bildirmeleri gerekmektedir.

Hiçbir talepte bulunmayan kullanıcılar ise mevcut internetlerini kullanmaya devam edecekler. Güvenli internet hizmetinde çocuk ve aile profili olmak üzere iki profil bulunuyor. Aboneler diledikleri an internet servis sağlayıcılarından temin ettikleri parola ve kullanıcı adı ile profiller arasında geçiş yapabilecekler ya da hizmetten memnun kalmamaları veya ihtiyaç hissetmemeleri durumunda güvenli internet hizmeti almayı kesebilecekler.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?
Güvenli internet konusunda yapılan düzenleme 28 Temmuz 2010 tarihinde yayımlanan tüketici hakları yönetmeliğinde yer alan bir maddeye dayanıyor. Buna göre kişi eğer isterse güvenli internet kullanma hakkına ücretsiz sahip olabilecek.

Türkiye’de 11,5 milyona yaklaşan aktif internet kullanıcısından 22 bini güvenli internet profili kullanıyor.

Düzenlemeyle ücretsiz, hızı düşük olmayan ve herhangi bir başvuru yapmaya gerek kalmayan güvenli internete sahip olunabilecek. Bu konudaki istemlerini belirten kullanıcılara bir kullanıcı adı ve şifresi verilecek. Güvenli internet hizmetinden yararlanmak isteyen kullanıcılar, bu kullanıcı adı ve şifre ile hizmetten kullanmaya başlayabilecekler. Güvenli internet hizmeti alan kullanıcılar istedikleri zaman çocuk seçeneğine, aile profiline ve birtakım alt profillere geçebilecek.

İnternet servis sağlayıcıları kullanıcı istediği takdirde güvenli internet profillerini temin etmekle yükümlü olacak.

Hiçbir talepte bulunmayan kullanıcılar ise mevcut internetlerini kullanmaya devam edecek. Güvenli internet hizmetinde ‘çocuk’ ve ‘aile’ olmak üzere iki ayrı kullanıcı profili bulunuyor. Aboneler, diledikleri an internet servis sağlayıcılarından temin ettikleri parola ve kullanıcı adı ile profiller arasında geçiş yapabiliyor. Hizmettenmemnun kalmayan kullanıcılar, ihtiyaç hissetmemeleri durumunda güvenli internet hizmeti almaktan vazgeçebiliyor. Türkiye’de 11,5 milyona yaklaşan aktif internet kullanıcısından 22 bini halen güvenli internet uygulamasını kullanıyor.

Başvuru adresleri:

İŞLETMECİ

ÇM NO

WEB ADRESİ

Bilgi Linkleri

AVEA

444 1500

avea.com.tr

http://www.avea.com.tr/tr/sta/bireysel/duyurular/

METRONET

0 (212 320 4070

metronet.com.tr

http://www.metronet.com.tr/sayfa.php?syfid=770199

MILLENICOM

0 (850)333 0333

milleni.com.tr

http://www.doping.com.tr/GuvenliInternet

SOL

0 (850)222 0222

superonline.net

http://www.superonline.net/yardim/guvenli-internet.aspx

TTNET

444 0375

ttnet.com.tr

http://www.ttnet.com.tr/guvenliinternet

TURKCELL

444 0532

turkcell.com.tr

http://www.turkcell.com.tr/bireysel/yardim/Sayfalar/Duyurular

TURKNET

0 (850)288 8080

turknet.net.tr

http://abone.turk.net/sss.asp

TURKSAT

444 0126

turksat.com.tr

http://www.turksatkablo.com.tr/int-servisler-guvenli-internet.aspx

VODAFONE

444 0542

vodafone.com.tr

http://www.vodafone.com.tr/Internet/Guvenli-Internet.php?

Detaylı bilgi almak için:

http://www.guvenlinet.org/

Mobil iletişimde aşırı rekabet uyarısı!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye’de mobil sistemler üzerinden yapılan data trafiğinin geçen yıla göre 15 kat arttığını, bunun şirketlerin giderlerini de artırdığını belirterek, ”Böyle giderse sektör, duopole hatta monopole dönebilir” dedi.

Acarer, mobil iletişim firmalarının Türkiye ekonomisi için büyük öneme sahip olduğunu, yaptıkları yatırım ve oluşturdukları istihdam alanına bir çok sektörde rastlanmadığını belirtti.

Sektör kuruluşları arasında bir ”aşırı rekabet ortamının” sözkonusu olduğunu savunan Acarer, bunun kısa dönemde tüketici için iyi gibi gözükmesine rağmen uzun vadede tehditler barındırdığını ifade etti.

BTK’nın açıkladığı son raporlara göre mobil hatlar üzerinde oluşan data trafiğinin geçen yıla göre yüzde 1495 arttığını, bunun 15 katlık bir artış olduğu anlamına geldiğini ifade eden Acarer, şöyle konuştu:

”Data trafiği 15 kat artmış, işletmelerin gelirleri yüzde 5-6 artmış. Giderleri daha fazla artıyor. Kardaki bir kuruluşun gideri gelirinden daha hızlı artarsa, bir süre sonra zarar etme noktasına gelmeden, makul kar edememe noktasına geldiği için işi bırakacaktır.

Böyle bir durumda sektör duopole hatta monopole dönebilir. Kısa dönemde bu aşırı rekabet tüketiciye olumlu yansır ama orta ve uzun dönemde olumsuz yansır. Buna dikkat etmemiz lazım. İşletmeleri korumamız lazım. Bu işletmeler dünyanın vergisini veriyor, insanını istihdam ediyor. Sadece mobil işletmelerin 3. çeyrekteki yatırımı 817 milyon lira. 3 ayda kaç kuruluş böyle yatırım yapıyor. Türkiye ekonomisi için çok önemli bir konudan bahsediyoruz.”

Acarer, aşırı rekabet ortamının sürdürülebilir karları baskı altında tuttuğunu, diğer yandan da giderleri hızla yükseldiğini anlatarak, ”Kira giderleri yükseliyor. Dövizde artış oldu, bunların bir çok gideri dövize bağlı. Bu firmalar global krizde bile istihdama devam etti. Aşırı rekabeti kendileri yapıyorlar. Ona yapacak bir şeyimiz yok. Diyoruz ki ‘oynama sınırınız şurası. Alt ve üst sınırınız bu. Bu sınırda rekabeti yapın, kendi fiyatlarınızı belirleyin’. Şu anda Avrupa’nın en düşük fiyatlarına sahip ülkeyiz” dedi.

-”Güvercin mi yetiştirmek gerekiyor”-

Baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu iddiasıyla bazı bölgelerde yeni altyapı oluşturma yatırımlarının engellendiğini ifade eden Acarer, bu sorunun artık gündemden çıkması gerektiğini ifade etti.

Bu konuda vatandaşların yanlış bilgiledirildiğini savunan Acarer, baz istasyonlarından radyasyon değil elektromanyetik alan yayıldığını, kullanılan sistemlerin frekans değerlerinin sağlığa zararı bulunmayan bir boyutta olduğunu belirtti.

Acarer, bilgisayar, saç kurutma makinesi, mikrodalga fırın, çamaşır makinesi gibi bir çok cihazın da elektromanyetik alan yarattığını belirtti.

Baz istasyonları kaldırılsa dahi kentlerdeki elektromanyetik alanın azalmayacağını öne süren Acarer, ”Tek kaynak bu değil mesela radyo ve televizyon vericileri çok daha büyük bir kaynak. Bu vericilerin bulunduğu bölgelerde çok yüksek elektromanyetik alan var. Yüksek gerilim hatları da öyle. Baz istasyonlarını kaldırırsanız mobil haberleşme olmaz. Mobil haberleşmeyi yapmak için güvercin yetiştirmek mi gerekiyor? Dumanla mı haberleşelim? Baz istasyonlarının mutlaka yerleşim yerlerinin içinde olması gerekiyor. Bunu kaldırıp şehrin dışında bir tepeye kurmak mümkün değil” dedi.

Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmayı hedeflediğini ve bir bilişim toplumu yaratmaya çalıştığını kaydeden Acarer, ”(Fiber için şehirleri kazdırmayacağız, baz istasyonlarını sökeceğiz) dersen iletişim nasıl gelişecek. Bu konuyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı’nın yeni bir teşkilat yapısı oldu. Burada da yeni, ek görevler var. Bu konu orada da değerlendirildi. Sanıyorum ki bundan sonra bu konuda yapılacak ikincil düzenlemelerle bu konuya çözüm getirilecektir” dedi.

-Van depremi ve cep telefonu-

Baz istasyonlarının yıkılmasına yönelik değerlendirmelerde, bu sistemlerin devletin malı olduğunun da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Acarer, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Sabit operatör de mobil operatör de imtiyaz sözleşmesiyle çalışır. Devlet yapması gereken bir şeyi bir şirkete, belli bir süre için ve bir lisans bedeli karşılığı yaptırıyor. 25 sene sonunda, örneğin 2023 yılında doluyor. 12-13 senesi kalmış, lisans süresi bitiyor. Devlet kendi kurmadığı, işletmelere kurdurduğu tüm sistemi geri alacak. Baz istasyonlarını, santralleri, kuleleri geri alacak. Bu sistemler aslında devletin sistemleri.

Adam davulla zurnayla baz istasyonu yıkıyor. Bu kimin sistemi, bir süre sonra, 13 sene sonra devletin olacak sisteme zarar veriyor. Peki bu suç değil mi? Hukukçuların aslında bunu değerlendirmesi lazım. Devletin şu anki sistemine zarar vermek suç da 10 sene sonraki malına vermek suç değil mi? Olaya yargının bu şekilde bakması lazım.”

Acarer, konunun başka bir boyutunun da baz istasyonlarının kaldırılmasından dolayı ortaya çıkacak maddi manevi zararlar olduğunu kaydederek, ” Bu zararın sorumlusu kim olacak? Van depreminde 112 ve 155’e 70 bin çağrı geldi, bunun 60 bine yakını mobil sistemler üzerinden. Kaç kişi kurtuldu böylelikle. Orada baz istasyonları kaldırılmış

%d blogcu bunu beğendi: