Sinüzit için bitkisel tedavi nasıl yapılmalıdır?

Sinuzit, alınboşluğu, çeneboşluğu ve burunboşluğundan birinin veya hepsinin iltihaplanmasıdır. Burunboşluğu boş bir alan olup yüzkemikleri ile burunarasındadır.Normal olarak alınboşluğu, burunboşluğu ve çeneboşluğu yeterince hava alır, fakat burunboşluğu etrafindaki  sümüksü deri burayi temiz tutmak icin sümük salgılar ve bu sümük kanallarla boğaza akar. Sayet kanalarda tıkanma olursa bakteriler iltihaplanmaya sebep olur.

Kanalların kapanması, mukozanın şişmesi, üşütme, allerji, burunun ayırım duvarındaki eğiklikler, burundaki polipler veya çürük dişkökü burunboşluğunun tıkanmasına neden olurlar.

Belirtiler

Yüz ve baş ağrıları

Bu ağrılar karakteristik olarak eğilme, ağır bir şey kaldırma, öksürme, başını sallama gibi hareketler sırasında sinüslerdeki basınç artışına bağlı olarak artar. Ağrılar kronik sinüzitte akut sinüzite oranla daha azdır, hatta hiç olmayabilir. Sinüzit ağrısının özellikleri kafada basınç hissi, özellikle kafatasının ön bölümünde zonklayıcı ağrı karakterindedir. Etkilenen sinüs üzerine basınç uygulanması ya da üzerine vurulması ile sıklıkla hassasiyet görülür. (Örneğin, maksiller sinüzitte yanak üstü, frontal sinüzitte alında ve etmoid sinüzitte burunun göze komşu olan tarafında, sfenoid sinüzitte oksipitalde, temporalde ve kafatası merkezinde tipik ağrılara neden olur.)

Burun akıntısı

Özellikle erişkinlerde tek taraflı burun akıntısı her zaman sinüzit şüphesi uyandırmalıdır. Sekresyon (akıntı) renksiz ve değişen kıvamlarda, ancak sıklıkla sarı-yeşil yada kanla karışık olabilir. Genellikle kokulu, hem burunun ön bölümünden, hem de nazofarenks içerisine doğru drene olur. İltihabi akıntılar sinüs ostiumlarında ve nazofarenks arka duvarında görülebilir. Alt solunum yollarına yayılması öksürme, bronşit yada seste kısılmaya neden olur. Burun tıkanıklığı Sürekli yada aralıklarla görülebilir. Koku alma bozukluğu (Hiposmi) yada kaybı (anosmi) sık görülür. Diş absesi ve kronik sinüzitte kötü koku duyma (kakosmi) görülebilir. Burun deliklerinin ekzeması özellikle çocuklarda sık görülür.

Genel Belirtiler

Uyuşukluk, çalışma isteksizliği ve depresyon dahil olmak üzere pisişik semptomlar görülebilir. Ateş yükselmesi genel bir enfeksiyon yada erken komplikasyonların belirtisidir. Çocuk sinüzitlerinde, erişkinlerde görülen semptomlar aynı şekilde görülebilir ancak sıklıkla belirtiler azdır. Adenoid hiperplazi sıklıkla nedenlerden biridir. Etmoidit doğumdan kısa bir süre sonra gelişebilir. Maksiller sinüzit süt çocukluğu döneminde çok nadirdir. 4 yaşından sonra sıklığı giderek artar. Frontal sinüzit ve sfenoidal sinüzit kural olarak 5-1 2 yaşından sonra görülür.

Korunma yolları

Saçınızı ıslak tutmayın jöle kullanmayın.
Kışın bere -şapka giyin başınızı sıcak tutmaya gayret edin.

yazın imkan varsa denize girin ( burnunuzdan deniz suyu girsin)
Rüzgarlı havalara dikkat edin
Beslenmenize dikkat edin çay,kahve ve kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durun bağışıklık sistemini güçlendiren özellikle c vitamini ihtiva eden gıdaları kivi ve maydonaz gibi sıkça tüketin.
Sinüsler yeterince hava alamadığı için iltihaplanabilir.Burnunuzda nefes almanızı engelleyen bir durum varsa tedavi yoluna gidin.

Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Bir parça pamuk İsveç Şurubu’yla ıslatılır. Pamuk sırt üstü yatan hastanın iltihaplı sinüslerinin olduğu noktaya konulur. 45 dakika içinde olumlu sonuç alınır. Ayrıca hatmi çiçeğinin, altınbaşak, orman sarmaşığı ile eşit miktarlarda karıştırılması ile yapılan bitki çayı da bu rahatsızlığın en iyi alternatif ilaçlarındandır.

Ilık Tuzlu Su

Bir bardak normal 200 cc içmesuyuna bir çay kaşığı tuz, bir çay kaşığı karbonat konarak hazırlanıyor. Tuz, eğer doğal tuz olursa daha tercih sebebi. Bu solüsyonu hazırladıktan sonra örneğin sabah akşam, ideali o ve 40-42 derece ısıda öneriliyor. Araştırmalarla antibiyotik kadar iyileşmeyi hızlandırdığı ispatlandı. Bununla sabah akşam burun ve geniz yollarını yıkatabiliyorsunuz. Eğer çok küçük çocuksa, müsaade etmiyorsa, burun spreylerinin içini boşaltıp, bu solusyonları doldurarak, bol miktarda kullandırabilirsiniz.

Sinüzit
Doğan Bal (Yük. Biyolog)
Alın, burnun arka kısmı ve burnun her iki tarafında bulunan kemik boşluklara yüz sinüsleri (paranazal sinüsler) adı verilir. Bu boşlukların ve iç yüzlerindeki mukozanın iltihabına da SİNÜZİT denir.

Sinüsler, burun boşluğu ile irtibatlı olup bu irtibatı sağlayan ostium adı verilen deliklerdir. Ostiumlar hem ventilasyon (hava akımı), hem de drenaj (boşalma) fonksiyonunu görürler. Bir ostiumun kapanması sonucu hava akımı ve drenaj bozulur böylece boşlukta salgı birikir, bu da bakteriler için uygun bir ortam olup bakterilerin üremesi sonucu iltihap gelişir.

Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur. İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.

Önleme her zaman tedaviden daha kolaydır. Bir soğuk algınlığı veya alerjik nezle atağı sırasında sinüzit gelişmemesi için aşağıdaki önlemler yararlı olabilir :
·        Burun akıntısının akışkanlığını korumak için bol sıvı gıda almak, burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durmak.
·        Uçak yolculuğundan kaçınmak. (Eğer uçakla yolculuk yapmak zorundaysanız havalanmadan önce bir burun spreyi kullanarak sinüs ağızlarının açık kalmasını sağlayınız).
·        Alerji ataklarını kontrol altında tutmak için antihistaminikli alerji ilaçları kullanmak ve alerjinin nedeni biliniyorsa bundan uzak durmak.
·        Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın.
·        Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş bir şekilde uyuyun.
·        Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.
·        Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalısın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve önlük kullanmamak).
·        Her türlü sıcak veya soğuk rüzgardan koruyun.
·        Yüzümüzden su ve ter buharlaştırmamalıyız (yani hemen kurulamalıyız)

Banyodan sonra (AMAN DİKKAT) hava sıcak olsa bile saçımızı hemen iyice kurutmalı ve sarmalıyız. Sarmak çok önemli çünkü kurutma tamamlansa bile deri sıcak olduğundan su buharlaştırır ve ağrı artar.

Buruna su çekerken çekebildiğiniz kadar  iyice çekip bunu birkaç kez tekrarlayın.

İmmun (savunma) sistemimizi güçlü kılmalıyız. Bademcik iltihabına yakalanmamaya  dikkat etmeliyiz. Allah’ın bizler için yarattığı tüm besinleri mevsimsel olarak almalıyız. Kısacası yemek seçmeden doğal olan her sebze ve meyveden yemeliyiz.

BİTKİSEL TEDAVİ için ise;  halk arasında birçok bitki veya ilaç uzmanları sinüzite çözüm bulduklarını iddia etmektedirler. Bazı bitkisel ilaçlar ağrıyı belli bir süre dindirir. Fakat kökten temizlemez. Siz kendinize bakmaz ve yukarda saydığım kurallara dikkat etmezseniz iltihaplanma tekrar azabilir. İşin sırrı sinüslerdeki iltihabın çoğalmasını durdurmak, ve ağrıyı tetikleyen nedenleri ortadan kaldırmak. Gerisini bünyemiz halleder.

Halk arasında bilinen en etkili bitki ACIDÜLEK (eşek hıyarı, çırtlak) (Ecballium elaterium)’tir. Bu bitkinin olgun meyve suları sulandırılıp buruna iyice çekilir. Fakat oran fazla olursa kanama olur. %2 lik meyve suları günde 1- 2 defa çekilebilir. Burundan gelen akıntı sizi çok rahatlatır. Bu bitkiyi kullananlar çok memnun olmuşlardır. BU BİTKİYE DİKKAT KANAMA YAPABİLİR. Siz doza dikkat edin yeter.

Söğüt kabuğunun kaynatılıp içilmesi de ağrıları dindirir. Tüm ağrı kesiciler sinüs ağrılarını dindirir. Fakat tamamen geçirmez.
Sinüzit bir enfeksiyon sonucu oluşan hastalıktır. Enfeksiyona neden olan mikro organizmalar ya yok edilmeli yada üremeleri durdurulmalıdır.

Bakteriler ve mantarlarla uğraşmak tarih boyunca hep zor olmuştur. Onların bünyemizdeki kötü etkilerini, bünyemizin sağlıklı olması ve sağlıklı yaşam kurallarına uymakla ortadan kaldırabiliriz. Gerisi doktorları ve eczacıları sevindirir. Hastalara ise acıları çekmek kalır.

SİNÜZİTİN GÖRÜLME SIKLIĞI

Sinüzitin görülme sıklığı ve kimlerin daha sık yakalandığı ile ilgili olarak ise Doç. Dr. Üneri, şu bilgileri verdi: “Sinüzitin görülme sıklığı çok fazla. Nezle olduğunuz zaman, diyelim ki üç-dört geçti, temiz ve duru akıntı, sarı ve yeşile döndüğü zaman, başınız da ağrıyorsa, siz sinüzitsiniz. Yani hepimiz sık sık sinüzit geçiririz. Burada önemli olan geçmemesi, akut fazını atlatamayıp, kronikleşmesi… Kimler oluyor? Eğer, doğuştan gelen anatomik bir yatkınlığımız varsa, burun kemiğimiz eğriyse, burun içindeki dokular biraz iriyse, alerjimiz varsa, sigara içiyorsanız, genel durumunuz düşükse, atlattığınız sinüzitlerden birini atlatamayıp, bilinen sinüzit enfeksiyonu haline dönebilirsiniz… Yoksa hepimiz defalarca geçiriyorsunuz.”
Sinüzitte ağrı dışında da belirtiler olduğuna değinen Doç. Dr. Üneri, şunları söyledi: “Mesela, çocuklarda ağrı yapmaz sinüzit. Çocuklarda genellikle iyileşmeyen öksürükle kendini gösterir. Yani, alt solunum yolu enfeksiyonu, bronşit zannedilir. Antibiyotik verilir. Genellikle antibiyotiklerin süresi de kısa tutulduğu için, 5 gün, 1 hafta, iyileşiyor gibi olur. Arkadan tekrar öksürmeye başlar. Bir ay, bir buçuk ay öksürür çocuk. Başka hiçbir belirti yok. Bir de anne dikkatliyse, sabah ağız kokusu farkedebilir. Bu şekilde ortaya çıkabilir. İlla başağrısı yapması büyüklerde de şart değil. Devamlı geniz akıntısı, kokulu akıntı, renkli balgam, devamlı öksürük, sinüzitin belirtilerindendir.”

SİNÜZİTİN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Cerrahinin her zaman medikal tedavinin cevap vermediği ya da zorlandığı yerlerde tercih edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Üneri, sinüzitin tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler, ilaç tedavisi ve cerrahi ile ilgili bilgiler verdi: “Birkaç sinüsü birden ilgilendiren kistli filan kronikleşmiş bir hadise söz konusuysa o zaman cerrahi düşünülmeli. Ama önce medikal tedavi… Eğer kronik sinüzit söz konusu antibiyotik tedavisi… Üstelik sinüzitte antibiyotik tedavisi uzundur. Genellikle antibiyotiklerden korkulur ve çok kısa tutulmaya tedaviler ama 10-15 gün, hatta 20 gün süreyle antibiyotik kullanılması gerekir. Eğer eminseniz, tomografinizi çektiyseniz, enfeksiyonu görüyorsunuz, 20 gün süreyle antibiyotik kullanılması gerekir. Sadece antibiyotik değil, sinüzit tedavisinin özellikle son yıllarda ılık tuzlu su revaçta. Bunu evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Özel bir serum. Ben özellikle hastalarıma kendilerine hazırlatıyorum. Bu, bir bardak normal 200 cc içmesuyuna bir çay kaşığı tuz, bir çay kaşığı karbonat konarak hazırlanıyor. Tuz, eğer doğal tuz olursa daha tercih sebebi. Bu solüsyonu hazırladıktan sonra örneğin sabah akşam, ideali o ve 40-42 derece ısıda öneriliyor. Araştırmalarla bunun iyileşmeyi hızlandırdığı ispatlandı. Hakikaten antibiyotik kadar, ben buna değer veriyorum. Bununla sabah akşam burun ve geniz yollarını yıkatabiliyorsunuz. Eğer çok küçük çocuksa, müsaade etmiyorsa, burun spreylerinin içini boşaltıp, bu solusyonları doldurarak, bol miktarda kullandırabilirsiniz. Sinüzit tedavisinde antibiyotik buna da kıymet veriyorum.”

Reklamlar

27 Kasım 2010 tarihinde Genel içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: